Eğitim Politikaları Komisyonumuzun açıklaması:
2025–2026 eğitim öğretim yılı çocukların eğitim hakkının, eğitim emekçilerinin haklarının ve kamusal eğitimin daha da gerilediği; eşitsizliklerin derinleştiği bir dönem olarak tamamlanmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı eğitim sisteminin temel sorunlarına çözüm üretmek yerine bilimsel, demokratik ve laik eğitimi zayıflatan politikaları sürdürmüş; milyonlarca öğrencinin, öğretmenin ve velinin taleplerine kayıtsız kalmıştır. Bu nedenle geride bıraktığımız eğitim öğretim yılı, eğitim politikaları açısından Milli Eğitim Bakanlığının en başarısız dönemlerinden biri olarak hafızalara kazınmıştır.
Ekonomik kriz eğitimde fırsat eşitliğini daha da ortadan kaldırmıştır. Yoksulluk nedeniyle birçok çocuk yeterli beslenememekte, eğitim materyallerine erişememekte ve eğitim hakkından eşit biçimde yararlanamamaktadır. Kamusal eğitime ayrılan kaynaklar azaltılırken, eğitim giderek daha fazla piyasalaştırılmıştır.
Okulda olması gereken çocukların Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) aracılığıyla ucuz işgücü haline getirilmesi kabul edilemez. Çocuk işçiliği meşrulaştırılamaz. Çocukların yaşamını ve geleceğini tehdit eden bu uygulamalara son verilmeli, tüm çocuklar nitelikli örgün eğitim içinde güvence altına alınmalıdır.
Özel okul öğretmenlerinin düşük ücretlere, güvencesiz çalışmaya ve hak gasplarına karşı sürdürdüğü mücadele, açlık grevlerine kadar varan hak arayışlarıyla ülkenin gündemine taşınmıştır. Eğitim emekçilerinin insanca yaşayacak ücret, iş güvencesi, sendikal örgütlenme ve toplu pazarlık hakları güvence altına alınmalıdır.
Eğitim sistemi farklı halkların, kimliklerin ve inançların eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşayacağı demokratik bir geleceğin inşasına hizmet etmelidir. Bunun yolu anadilinde eğitim hakkının güvence altına alınmasından geçmektedir. Anadilinde eğitim pedagojik olduğu kadar temel bir insan hakkıdır ve demokratik toplumun vazgeçilmez koşullarındandır. Aynı şekilde eğitimde laiklik yalnızca anayasal bir ilke değil; çocukların özgür, bilimsel ve eleştirel eğitim hakkının güvencesidir. Son dönemde eğitim alanında yapılan düzenlemeler ve yayımlanan genelgeler, eğitim politikaları üzerinden seküler yaşam alanını daraltan uygulamaları artırmıştır.
Bizler, hiçbir inancın ya da yaşam tarzının devlet eliyle dayatılmadığı, bütün inançlara ve inançsızlık tercihine eşit mesafede duran özgürlükçü laiklik anlayışını savunuyoruz. Eğitimde ayrımcılığı, cinsiyetçi dili, tekçi ve asimilasyoncu anlayışı reddediyoruz.
Toplumsal barışın kalıcı biçimde inşa edilmesi gerçekten hedefleniyorsa, 2026–2027 eğitim öğretim yılı inkârcı, ayrımcı, ırkçı ve asimilasyoncu eğitim politikalarının terk edildiği ve yeni bir sayfanın açıldığı yıl olmalıdır. Eğitim sistemi eşit yurttaşlık, demokrasi, insan hakları ve halkların ortak yaşam iradesi temelinde yeniden yapılandırılmalıdır.
DEM Parti Eğitim Politikaları Komisyonu olarak çağrımız nettir:
Kamusal, parasız, bilimsel, demokratik, özgürlükçü laik ve anadilinde eğitim herkes için güvence altına alınmalıdır. Çocuk işçiliğine son verilmeli, MESEM uygulamaları çocuk hakları temelinde yeniden düzenlenmeli, eğitim emekçilerinin hakları güvence altına alınmalı ve eğitim sistemi toplumsal barışı güçlendiren demokratik bir anlayışla yeniden inşa edilmelidir.
Çocukların geleceği toplumun geleceğidir. Eğitimi piyasaya, ayrımcılığa ve ideolojik dayatmalara teslim etmeyeceğiz. Demokratik, eşit ve özgür bir eğitim sistemi mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğiz.
DEM Parti Eğitim Politikaları Komisyonu
26 Haziran 2026
