Ayşegül Doğan: Kök yasa bütünlüklü demokratikleşme programının ilk halkası olarak değerlendirilmeli

Parti Sözcümüz Ayşegül Doğan, Genel Merkezimizde yaptığı basın toplantısında güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Doğan, şunları söyledi: 

Bugünkü basın toplantımızın asıl nedeni Barış ve Demokratik Toplum Süreci ile ilgili son gelişmelere dair bilgilendirmelerde bulunmak. Malum olduğu üzere gözler süreçle ilgili gelişmelerde. Son günlerde sürece ilişkin önemli temaslar gerçekleşti. Bunların ilki hafta başında olan temastı, günlerdir beklenen bir temastı. İmralı Heyetinin Sayın Öcalan ile görüşmesinden bahsediyorum. Heyetin yaptığı bu görüşme epeydir bekleniyordu. Çünkü en son görüşme 24 Mayıs’ta yapılmıştı. Bunca süre boyunca bir görüşmenin yapılamıyor olmasının yarattığı kaygılar çok boyutlu bir şekilde kamuoyunda tartışıldı. Akabinde ne oldu? Meclis Başkanı Sayın Kurtulmuş siyasi partileri ziyaret etti ve yine beklenen bir konuya ilişkin açıklamalar yaptı. Tabii heyetimiz de görüşmede Sayın Öcalan ile istişarelerde bulundu. Ardından DEM Parti İmralı Heyetinin yaptığı yazılı açıklama oldu. Bunlarla ilgili değerlendirme yapmak üzere bugün bir aradayız.

Çerçeve yasa taslağı hazırlığında son aşamadayız 

Öcalan ile görüşmede heyetimiz elbette yasal çerçeveye dair istişarelerde bulundu. Daha önce 24 Mayıs’ta yaptığımız görüşme sonrası açıklamada da söylemiştik. Öcalan’ın yasal çerçeveye dair önerilerinin ve yol haritasının olduğunu, bu önerilerin hazırlanan taslakta ne kadar görülüp görülmediğinin kamuoyunda merak konusu olduğunu burada çokça konuştuk. Çünkü şöyle haberler ve iddialar vardı. Taslak Öcalan’a gitti, Öcalan’a sunuldu, onun görüş ve önerileri alındı. Kimi zaman biz bunların asılsız olduğunu söyledik. Teyit için de heyetimizin gitmesinin gerekli olduğunu söyledik. Neticede asılsız haberler olduğu da yapılan yazılı açıklamayla birlikte ortaya çıkmış oldu. Çünkü Meclis Başkanı Sayın Kurtulmuş da açıkladı ki henüz ortada yazılı bir taslak yok, siyasi partilerle paylaşılan. Ancak şöyle bir durum var. Bu taslağın hazırlanması için son aşamadayız diyebiliriz. Hazırlıklar tamamlanıyor. Önümüzdeki günlerde en hızlı şekilde bu taslak üzerinde konsensüse varılmış bir biçimde; siyasi partilerin önerileri ve görüşleri de alınarak, görüş ayrılıkları olsa da büyük bir siyasi uzlaşmayla Meclis’in gündemine gelmesiyle ilgili bir planlama yapılıyor. Bu planlamanın takvimi netleştiğinde tabii ki Meclis Başkanı da gerekli açıklamayı yapacaktır. Yine siyasi partiler de bu konuya dair tutumlarını yeniden açıklayacaklardır. 

Çerçeve yasa önemli gelişmelerin olacağı yeni bir evrenin başlangıcı 

Çerçeve yasa bizim açımızdan önemli gelişmelerin olacağı bir yeni evrenin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Nitekim yalnızca bizim için değil. Yine Öcalan ile yapılan görüşmedeki yazılı açıklamaya atıfta bulunmak istiyorum. 27 Şubat çağrısının ruhuna bağlı kalarak adım atma ve sorunu kardeşlik hukuku içinde çözme kararlılığının sürdüğünü ifade ediyor. Bunun özellikle altını çizmemin nedeni şu. Süreç ilerliyor, durağanlık aşılmaya çalışılıyor ve sürecin monoton haline bir hız kazandırmak için herkes bulunduğu yerden yapıcı, ön açıcı çaba sarf ediyor. Sayın Öcalan da bu gayretin baş muhataplarından biri olarak bu çabasını sürdürdüğünü de heyetimize aktarmış. Bunu da kamuoyuyla bir kez de yazılı açıklamanın altını çizerek paylaşmış bulunalım. 

Çerçeve yasa çok tartışılan hukuki belirsizliği gidermiş olacak 

Çerçeve yasa çok çeşitli isimlerle tartışılmış olsa da yeni bir evrenin ve bir dizi yeni yasal düzenlemenin startı olacak bizim açımızdan. Bu ilk düzenleme devamında gelecek yasaların da referansı olacak. Bir başka önemli belirsizliği de gidermiş olacak aslında. İki yıllık süreçte en çok tartışılan konuyu, hukuki belirsizliği gidermiş olacak. Güven meselesi de en çok bunun üzerinden tartışılıyordu. Dolayısıyla süreci kurumsal anlamda güvence altına alacak bir yasal çerçeveden bahsediyoruz. En az kapsamı, niteliği, yazım yöntemi kadar bu aşamaya gelmiş olmamızın değerli olduğunun da bilinmesini isteriz. Yine Meclis’in bu konuda böyle bir iradeyi ortaya çıkarmış olması da çok kıymetli. Çünkü Meclis, Barış ve Demokratik Toplum Sürecinin tam da kalbinde yer alıyor. Çözümün adresinin parlamento olduğunu yıllardır söylüyoruz. Görüş ayrılıkları var ve bunlar üzerine istişareler yapılıyor. Bu istişareler neticesinde de konsensüse varılmaya çalışılıyor. Bu irade önemli bir irade. Yasal düzenlemeler barış süreçlerinin ilerletilmesinde, hız kazanmasında yaşamsal önem taşır ve sağlıklı ilerlemesinin de önünü açar. Meclis bu anlamda bir süreç yasası kararlılığında olduğu için, bunu yüzeysel değerlendirmelerle boğmamak gerekiyor. Aksine bundan sonra ne tür adımları gerektirdiğini de tartışmak gerekiyor.

Çerçeve yasa en seri şekilde Meclis gündemine gelmeli 

Yine Meclis Başkanına referansla şunu söylemek isterim. Yasa yapımına ilişkin ortaya çıkan iradenin öneminden bahsettik. Ancak kendileri de şunu temenni ettiler. En kısa sürede, en seri biçimde çalışmalarına ara vermeden bu yasanın Meclis gündemine gelmesi bekleniyor. Bu konuda çeşitli haberler çıktığı için ısrarla bunu vurguluyoruz. Bizden de şöyle bir teyit bekleniyor genellikle. Yasa ne zaman Meclis’e gelecek? Net bir takvim var mı diye soruluyor. Henüz netleşmiş bir takvim yok ama Meclis’in çalışma süresi göz önünde bulundurulduğunda, en seri şekilde Meclis gündemine gelmesi, Adalet Komisyonunda üzerinde uzlaşılmış bir metinle yola çıkılması ve genel kurulda da büyük siyasi uzlaşmayla tamamlanması yalnızca bir talep değil geldiğimiz aşamada bir planlama artık. Önümüzdeki günlerde en çok konuşacağımız konulardan biri olacak. Ancak henüz netleşmiş bir takvim yok. Tarafımıza iletilmiş bir takvim yok. Yine dün çıkan bazı haberlerde Meclis Başkanının Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda bulunan siyasi partilerin grup koordinatörleriyle bir araya geleceğine ilişkin bir haber vardı. Henüz bununla ilgili de planlanmış ve partimize iletilmiş bir takvim yok. Böyle bir toplantı olacağına ilişkin iddialar vardı. Onu da şimdiden yanıtlamış olayım.

Yasayla sağlam bir başlangıç yapılır ve demokratik çözüm kalıcı hale getirilir 

Yine Öcalan ile görüşmede heyetimizin yasal çerçeveye ilişkin istişarelerine dair bazı bilgileri paylaşmak isterim sizlerle. Bu çok önemli. Çünkü önümüzdeki döneme yaklaşım açısından da önemli. Barış ve Demokratik Toplum Süreci çok önemli evreler geçirdi son iki yılda. Bazılarını da hatırlatmak isterim. Biri, 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı. Çok önemli bir çağrıydı. Akabinde hemen bir ateşkes kararı geldi. Ateşkesten sonra örgüt kongreyi topladı ve PKK'nin fesih kararı takip etti bunu. Sonra silahlar yakıldı. Sonra Meclis Komisyonu kuruldu. Sonra bu komisyon adada Öcalan'ı ziyaret etti. Yine Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun ortak raporu çıktı. Şimdi de bir yasa yapımı aşamasındayız. Tüm bu evreler sürecin kritik olduğu kadar tarihi ve önemli evreleriydi. Şimdi hazırlıkları tamamlanmak üzere olan yasa ise demokratik çözümün itici gücü olacak. Bundan sonrası için. Tabii ki tek bir yasa yüz yıllık devasa bir sorunu tek başına çözemez. Ancak öyle iyi bir başlangıç yapılabilir ki, öyle sağlam bir başlangıç yapılır ki bundan sonra demokratik çözümün önünü açar ve demokratik çözümü kalıcı hale getirir. Meselenin bütün sonuçlarını ortadan kaldırmaya yetmez, ancak bunun için önemli bir adım atılmış olur. Barış ve Demokratik Toplum Sürecini de güvence altına alan bir adım olur bu. Böylelikle ne olur? İşte o hukuki belirsizliklere ilişkin tartışmaların yarattığı endişeler de büyük oranda ortadan kalkmış olur. Bunun da bu süreç içerisinde gelecek adımlarla desteklenmesi mümkün hale gelir. 

Kök yasa bütünlüklü demokratikleşme programının ilk halkası olarak değerlendirilmeli 

Ne demek istiyorum? Biraz daha açalım. Demokratik siyaset alanının genişletilmesinden bahsediyoruz. Yerel demokrasinin güçlenmesinden bahsediyoruz. Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu demokrasiden nasıl yoksun kaldığımızı gösteren noktalar bunlar. Yerel demokrasinin güçlendirilmesi, demokratik siyaset alanının genişletilmesi, yargı reformu, ifade özgürlüğü ve toplumsal demokratik bütünleşmeye kadar varan pek çok başlık önümüzde duruyor. Dolayısıyla bütün bunlar birbirini tamamlayan demokratikleşme başlıkları olarak görülmeli. Kök yasa ise bütünlüklü demokratikleşme programının ilk halkası olarak değerlendirilmeli. Demokratik çözüm yolunda yeni bir kapı aralayacak ilk yasal düzenleme olarak değerlendirilmeli. Hukuki eşiğin en kritik adımlardan birinin atılması olarak değerlendirilmeli. Söz konusu yasa bu düzenlemenin devamını getirecek bütünlüklü bir süreç iradesinin ortaya çıkması için de kritik bir önem taşıyor. Yine merak edilen başka konu başlıklarından biri de Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun raporunun gereklerinin yerine getirilmesi. İşte tam da o raporun gereklerinin yerine getirilmesiyle ilgili de bir süreç içinden geçtiğimiz evre anlamında söylüyorum. Meclis de bu raporun takipçisi olmalı. Çıkarılacak yasa da Meclis’e görev, rol ve sorumluluk vermeli. Çünkü ancak Meclis bundan sonraki sürecin garantörü, güvence sağlayanı ve toplumsallaşmasını sağlayacak en önemli adresi olabilir.

Önümüzdeki sürecin projeksiyonu demokratik olgunluk olmalı 

Yasanın kapsamı çok tartışılıyor. Şunu özellikle belirtmek isteriz. Henüz ortada olmayan bir taslakla ilgili tahminlerde bulunmak bazen süreçte negatif etkiler yaratabiliyor. Bu sürecin yasal anlamda önemli bir evreye girdiğini düşünüyoruz. O yüzden ciddiyet gerektiriyor bu evreye yaklaşım. Sakinlik gerektiriyor, sükunet gerektiriyor. Spekülasyondan çok kaynağından edinilmiş gerçek bilgi ve gerçekçi yaklaşım gerektiriyor. Pozitif bir dil gerektiriyor. Eğer ülkeye dönüşten bahsediyorsak ki tam olarak kastımız bu, o halde bundan korkulmamalı. Aksine bunun için daha çok cesaret gösterilmeli. Daha kapsayıcı, daha kucaklayıcı ve yapıcı bir dil konusunda da özenli olmak gerekiyor. Titiz yaklaşmak gerekiyor. Demokratik olgunlukla mevzuları tartışmak gerekiyor. Önümüzdeki sürecin projeksiyonu da bu demokratik olgunluk olmalı. Neticede sözünü ettiğimiz konu Türkiye'de 86 milyonun hep birlikte demokratik, eşit, özgür bir şekilde yaşayacağı bir ülke tasavvuru için çaba sarf etmek ve birlikte bunu inşa etmek. Yüzeysel yaklaşımlardan uzak olan birleştirici ve yakınlaştırıcı bir tutumu da bu evrede hepimiz için zorunlu kılıyor. Korkularımızdan özgürleşmeyi, tabuları yıkmayı ve bunlar için çabası olan herkese alan açmayı, değer vermeyi gerekli kılan bir süreçten bahsediyoruz.

Süreç hukuki zeminde güvence altına alınmalı 

Yine Meclis bağlamında şunu ifade etmek isterim ki silahların tümden devre dışı kalması çok önemli. Biz en başından beri şiddetten demokratik siyasete geçiş diyoruz. Silahların kalıcı bir biçimde devre dışı kalması için hukuki zeminin sağlam hale getirilmesinden ve hukuki zeminle bu sürecin güvence altına alınmasından bahsediyoruz. Şiddetten demokratik siyasete geçiş ve ülkeye dönüş neyi gerektirir? Aynı zamanda birkaç adım daha öteye geçmeyi gerektirir. Meclis’in de bu konuda gerekli iradeyi, bu fırsatı değerlendirecek gerekli cesareti göstereceğinden hiç kuşkumuz yok. Önümüzdeki süreç de bizim partimiz açısından da bunun çabasının en yoğun şekilde gösterileceği bir süreç olacak.

Eş Genel Başkanlarımız yeni evreye ilişkin siyasi partileri ziyaret edecek

Eş Genel Başkanlarımız pazartesi günü itibarıyla siyasi partileri ziyaret edecek. Muhalefetinden iktidarına herkesle konuşmak, görüşmek, fikir alışverişinde bulunmak, yeni evreye ilişkin istişarelerde bulunmak ve bilgilendirmeler yapmak için. Partimizin biliyorsunuz süreç başladığından bu yana önemsediği, dikkate aldığı ve periyodik olarak yapmaya çalıştığı birtakım ziyaretler var. Bu kapsamda farklı siyasi partilerle, ilgili taraflarla, çeşitli toplumsal kesimlerle görüşmelerimizi sürdürmeye devam ediyoruz. Eş Genel Başkanlarımız da bu kapsamda önümüzdeki hafta birtakım görüşmeler yapacak. Bunlar demokratik çözümün, toplumsal ve siyasal zeminin güçlenmesi için yapmamız gerekenler. Biz üzerimize düşenleri yapmaya devam ediyoruz ve bu sorumluluğu da yerine getirmeye devam edeceğiz. Çerçeve yasanın hazırlanma yöntemi, kapsayıcılığı, niteliği ve uygulamada kurulacak mekanizmalar, barışın toplumsallaşması gibi başlıklar yaptığımız bu görüşmelerdeki temel konularımız. Yine son olarak çağrıda bulunmak isterim. Süreçle ilgili tarafların, aktörlerin yalnızca birtakım siyasi partiler olmadığını en başından beri söyledik. Türkiye'nin demokratikleşmesi, Kürt meselesinin demokratik çözümü, eşit ve özgür yaşam için hepimiz sorumluluk hissetmeliyiz. Çünkü barış içinde eşit ve özgür yaşam hepimizin en temel insan hakkı. Dolayısıyla hepimiz Türkiye'de bu yaklaşımla sürece sahip çıkmalı ve sürecin ilerlemesi için üzerimize düşenleri yapmalıyız.

PIRS: Derheqê Partiya Nû de hûn çi difikirin? 

BERSIV: Li ser xêrê be. Rêya wan vekirî be. Ji bo muxalefeta Tirkiyeyê bihêztir bibe. Ji bo ku çiqas muxalefeta Tirkiyeyê bihêztir bibe ewqas demokrasiya naxweyî jî bihêz dibe. Em hêvîdar in ku serkeftinê ji bo vê yekê bîne. Ya din jî em dixwazin partiya nû ji bo jiyaneke wekhev, ji bo vê proseya aştiyê hêz bide. Hevserokên me dê duşemê dest pê bikin û serdana hin partiyên siyasî bikin. Hemû partiyên siyasî yên ku di meclisê de cih digirin dê serdana wan hemûyan bikin. Ew ê herin muxalefetê jî bibînin, ew ê partiya desthilat jî bibînin. Bernameya me bi vî şeklî ye. Mijarên ku dê di van serdanan de werin axaftin em dixwazin pêvajoya aştiyê bi wan re biaxivin, danûstendineke bikin. Fikrên me cuda bin jî em lihevhatinek peyda bikin, bi wê lihevhatinê ev yasaya pêvajoyê were komîsyonê, piştî wê jî were lijneya giştî ya parlamentoyê. Ew ê bi vî şeklî hêsantir jî bibe. Em ji serî de ye dibêjin, meclis di dilê vê pêvajoyê de ye. Tam di navenda vê pêvajoyê de ye. Niha jî tiştekî dîrokî heye, cara ewil bi vî şeklî yasayek dê were parlamentoya Tirkiyeyê. Naveroka wê giring e rast e. Rêbaza ku dê bê dîtin jî gelek giring e. Û zimanê ku dê were bikaranîn jî gelek giring e. Em dibêjin her tişt divê bi zimanekî çêker be, bi rêbazeke çêker be. Ji bo ku ev lihevhatina dîrokî qayîmtir bibe. Bibe mînakek ji bo Rojhilata Navîn. Gelek spas. 

24 Temmuz 2026