Bakırhan Hatay’da: Deprem suçu işleyen herkes açığa çıkarılıp yargılanmalıdır

Eş Genel Başkanımız Tuncer Bakırhan, 6 Şubat Depreminin yıldönümü dolayısıyla Hatay’ın İskenderun ilçesinde yapılan anmaya katıldı. Burada konuşan Bakırhan, şunları söyledi: 

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Tabii acı dinmedi. Dinecek bir acı değil. Belli ki bugün slogan atan, yaşamını yitiren canlarımızın ismini tekrar eden ailelerimizin acısı devam edecek. Çok üzgünüz. Dünyanın her yerinde deprem oluyor. Dünyanın her yerinde yangın, sel oluyor. Çeşitli afetlerle yüz yüze kalıyor insanlar. Ama dünyanın hiçbir yerinde yangın olduğunda, yangını söndürecek helikopterler bozuk çıkmıyor. Dünyanın hiçbir yerinde deprem için toplanan vergiler iktidar yanlısı sermayeye peşkeş çekilmiyor. Dünyanın her yerinde olan depremlerde bu kadar can ve mal kaybı yaşanmıyor. Bunu yaşatanlar, “Bu kaderdir” diyor. Kader olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Kader ülkemizde fakire fukaraya işliyor. Bir türlü sermayeye, iktidar yanlılarına işlemiyor. İnsanlar canlı canlı aileleriyle vedalaştılar. Nasıl unutulacak bu?

Bu acıyı, bu yıkımı makyajla örtebilirler mi?

Deprem oldu. Evet, büyük bir felaket, büyük bir acı. Ama en büyük felaket devletin yokluğuydu. Şimdi bunu brandalarla kapatabilirler mi? Bu acıyı, bu yıkımı makyajlarla örtebilirler mi? Bir özür dilemek, bir özeleştiri vermek gerekmiyor mu? Ortaya çıkan bu sonuçlardan dolayı iktidarın üzüntüsünü belirtmesi gerekmiyor mu? Bunu yapmak yerine o enkazları, o tozu dumanı, o yıkımı brandalarla kapatıyorlar. Yani yaşamını yitiren insanların aileleriyle alay ediyorlar. Bu kabul edilmez değerli dostlar. Kötü yönetiyorlar. Kötü yönetiliyoruz. Bunları söylemek istemezdik. Aradan üç yıl geçti. Biraz önce Hatay’dan geldik. Dünkü gibi her yer. Kimi binalar yükselmiş ama insanlar hala konteynerlerde yaşıyor. Yazın sıcağında, kışın soğuğunda. Ankara’nın umurunda değil. Bütçenin en büyük harcaması faize ve faiz lobilerine, çatışmaya, silaha, topa tüfeğe gidiyor. Bütçe görüşmelerinde, “Biraz faizden, sermayeden, kurşundan, toptan tüfekten kısın da bir an önce deprem bölgelerini ayağa kaldıralım” dedik. Kime diyoruz ki? Bildiğini okuyan, muhalefeti dinlemeyen; emekliyi, emekçiyi, depremzedeyi umursamayan bir iktidara diyoruz bunu. 

Söz veriyoruz: Bu yıkıma sebebiyet verenler yargı karşısında hesap verecek

Bu, unutulmaz. Deprem suçları, insanlık suçudur. Deprem suçu işleyen herkes yargılanmalıdır. Deprem suçu işleyenler açığa çıkarılmalıdır. Söz veriyoruz: Bu kadar yıkıma ve ölüme sebebiyet verenler, özeleştiri dahi vermeyenler, yanlışını brandayla örtenler, doğayı ranta açanlar bir gün mutlaka demokratik bir yargı karşısında hesap verecektir. Sosyal medyayı iyi takip ediyorlar. Nerede olursa olsun aleyhte bir tweet atılınca hemen o kişinin yakasına çöküyorlar, kapısını kırıyorlar. İnsanlar enkaz altında günlerce feryat etti ama kimse gelmedi. Bir şey yaptılar ama. İnterneti kıstılar, elektriği kıstılar.

Acınızı paylaşıyorum. Ne kadar da paylaşsak sizin taşıdığınız ağırlığı taşımamız zor. Güçlü olalım. Yiten canlarımızın davalarının sahibi olalım. Vazgeçmeyelim. İhmali bulunan herkesin açığa çıkarılıp yargılanmasını sağlayalım. Adalet arayan ailelerimize bir kez daha başsağlığı diliyorum. Teşekkür ediyorum. Defalarca Meclis’i ziyaret ettiler, bizi ziyaret ettiler. Bu konuda bir duyarlılık oluşmasını sağladılar. 6 Şubat Deprem Platformlarının emeği çok. Onlara da teşekkür ediyorum. Partimiz varlığını sürdürdüğü müddetçe bu katliamın, bu cinayetin, bu kıyımın hesabını soracağımızın sözünü veriyoruz. Hepimizin başı sağ olsun. Çünkü o canlar hepimizindir. Bir daha böylesi katliamların yaşanmaması için Meclis’te, sokakta, her yerde dayanışacağız ve mücadele edeceğiz.

5 Şubat 2026