Bakırhan MERI Forumunda konuştu: Biz Kürtlerin Demokratik Kürt Ulusal Birliğine ihtiyacımız var

Eş Genel Başkanımız Tuncer Bakırhan, Dış İlişkiler Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcımız Ebru Günay, Ortadoğu Araştırma Enstitüsü (MERI) tarafından düzenlenen foruma katılmak üzere Kürdistan Bölgesel Yönetiminin Hewlêr kentindeydi.

Bakırhan ve beraberindeki heyetimiz, çeşitli temaslarda bulundu. Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani ile görüştü. Görüşmede, Barış ve Demokratik Toplum Sürecinde yaşanan gelişmeler değerlendirildi. 

Bakırhan, ayrıca forumda, “Çatışmadan Yeni Bir Siyasi Çözüme: Türkiye, Kürtler ve Bölgenin Geleceği” başlıklı oturumda konuşma yaptı.

Ortadoğu'nun en büyük sorunu tekçi, inkarcı, mezhepçi, otoriter yönetim anlayışı

Ortadoğu’da yaşanan gelişmelere dikkat çeken Bakırhan, “Ortadoğu’nun en büyük sorunu tekçi, inkarcı, mezhepçi, otoriter yönetim anlayışına sahip olmasıdır. Bu da dışarıdan hegemonik güçlerin Ortadoğu’ya müdahalesini getiriyor. Dünyanın en zengin kaynaklarına sahip olan bu bölgede insanlar gün yüzü görmedi. Bunun nedeni de demokratik bir zeminin olmayışıdır” diyerek, bu forumun, sorunların çözüm yollarının konuşulduğu yer olması gerektiğini belirtti. 

Türkiye yüz yıldır kaybettiği zemini bulmaya ve barış sürecini örmeye çalışıyor 

Türkiye'nin bölgenin en güçlü ülkelerinden birisi olduğunu; ancak demokrasi sorunu ve Kürt sorunu olduğunu dile getiren Bakırhan, “Türkiye'de Kürtleri yok sayan bir anlayış olduğu için Kürtler her defasında ayaklandı, demokratik haklarına kavuşmak için mücadele etti. Türkiye gibi Ortadoğu'nun jeostratejik bir ülkesi çok önemli anlam ifade eden bir yerde. Ekonomik kriz yaşıyor. Çünkü Kürt meselesini demokratik yollarla çözemediği için 3 trilyon dolar harcadı. Bu akıl, bu trilyonları Türkiye’nin altyapısına harcayabilseydi bugün başka bir Türkiye görecektik. Ancak şimdi Türkiye yüz yıldır kaybettiği bu zemini yeniden bulmaya ve barış sürecini örmeye çalışıyor. Bu çok kıymetlidir. Bazen kaos içerisinde kalmak devrimci yol arayışı gerektiriyor. İşte Türkiye'de başta Sayın Öcalan olmak üzere, Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, Sayın Devlet Bahçeli, Sayın Özgür Özel ve diğer siyasi partiler yeni bir kapı araladı” ifadelerini kullandı. 

İnkar ve asimilasyon kalkarsa Türkiye Ortadoğu’nun jeostratejik önemine değer katar 

“Yüzyıllık inkar ve asimilasyon ortadan kalkarsa Türkiye demokrasisi ve ekonomisiyle birlikte Ortadoğu’nun jeostratejik önemine değer katar” diyen Bakırhan, bunun bölge ülkeleri için de güven oluşturacağını belirtti. DEM Parti olarak kendi sorunlarını çözmeye çalışan her arayışın yanında olduklarını belirten Bakırhan, “Dolayısıyla sorunlarımız çok ama bu sorunları çözmek için yüz yıl sonra ilk defa Ortadoğu’daki ülkelerin önünde bir fırsat kapısı aralandı. Kendi ülkemizdeki farklılıkları, halkların ve inançların demokratik hak ve özgürlüklerini yasal güvenceye kavuşturabilirsek, anayasamız bu çoğulculuğu, bu renkliliği kapsayabilirse dışarıdan ne müdahaleye maruz kalırız ne de bölgesel ve hegemonik güçlerin mermisine, bombasına maruz kalırız” diye konuştu.

Sorunlarımızı birlikte çözmenin yol ve yöntemlerini bulmak zorundayız 

Suriye ve Türkiye’de başlayan yeni yol arayışının İran’da da devam etmesini istediklerini belirten Bakırhan, “Bu yol arayışlarının bir kandırmaca olmasının ötesinde sahici bir demokratik dönüşüme vesile olmasını istiyoruz” diyerek DEM Parti’nin demokrasinin yanında, halkları yok sayanların karşısında mücadele ettiğini söyledi. “Biz Ortadoğu’da halkların barış içerisinde yaşaması için mücadele eden siyasi partiyiz. Sadece Türkiye’de değil, Ortadoğu’nun da güven içinde yaşamasını istiyoruz. Amacımız Kürtlerin kendi içinde barışık olmasıdır. Kendi güçlerini birleştirmesidir. Biz güçlerimizi birleştiremezsek kimse dışarıdan bize yardım eli uzatmaz. Amerika bugün burada, yarın çeker gider. Bir başka ülke bugün dost yarın çıkar ve menfaatleri başka bir şey gerektirdiği için çeker gider. Onun için kendi sorunlarımızı birlikte çözmenin yol ve yöntemlerini bulmak zorundayız. Bu konuda sayın Öcalan’ın başlattığı devrimci çıkışı biz DEM Parti olarak önemsiyoruz. 40 yıllık savaşı bitirmek her liderin karı değil. Biz de sürecin başarılı olması için elimizden geleni yapıyoruz” diye konuştu.

Tekçilik yerine mozaiğine uygun yasalar yapılacaksa Türkiye'nin her karışı Kürtlerindir 

“Biz sadece Kürtlere değil, tüm Türkiye’ye demokrasi istiyoruz” ifadelerini kullanan Bakırhan, ulus devletin bazen çözüm olmadığını belirterek, “Ulus devlet demokratik değilse, baskıcı ise, idam sehpaları kuruyorsa öyle ulus devlet olmasın. Dolayısıyla şu anda dünyada yükselen değer birlikte eşitçe, ortakça ama kendi haklarına sahip olarak yaşamaktır. Türkiye’de bu süreç Kürtlerin dilini özgürleştirecekse, Kürdün yerel demokrasisini güçlendirecekse, Türkiye’de tekçi tanımlamalar yerine mozaiğine uygun kanun ve yasalar yapacaksa Türkiye'nin her karışı Kürtlerindir. O açıdan; klasik olanın dışında zor olan, 86 milyonu birlikte yaşatacak olan bir yol benimsedik ve bunun uğrunda da büyük mücadeleler verdik” dedi. DEM Parti olarak, Türkiye’de demokrasiyi kurumsallaştırmaya çalıştıklarını dile getiren Bakırhan, bu zor olsa da Türkiye’yi 86 milyon insanın devleti haline getirmeye çalıştıklarını kaydetti. 

Kürtlerin geleceği müzakere, diyalog, demokrasi ve masanın devam etmesindedir 

Barış ve Demokratik Toplum Sürecine dair değerlendirmelerde bulunan Bakırhan, şöyle devam etti: “Biz barışı toplumsallaştırmaya çalışıyoruz. Dolayısıyla barışı toplumsallaştırmak bugüne kadar olan yanlış algıları kırmak, Kürt meselesinin karşısında olan çevreleri ikna etmek çok zordur. Sabırlı olmak gerekiyor. Dostlarımız ve halkımız bize güvensin. Biz bu yolda samimi ve kararlıyız. Onurlu bir barış karşınızdakini ikna etmekle başlar.”

Çerçeve Yasaya dair de konuşan Bakırhan, “Şimdi yasanın uygulanması noktasındayız. Süreç ağır aksak ilerliyor olabilir ama biz kararlı mücadelemizle hızlandıracağız. Çerçeve Yasanın da bir an önce uygulanması için daha çok mücadele edeceğiz. Türkiye’nin bir daha o kaosa, çatışmalı ortama geri dönmemesi için elimizden gelen tüm çabayı sonuna kadar ortaya koyacağız. O masayı terk etmeyeceğiz. Her şeye rağmen masada sonuna kadar kalmaya devam edeceğiz. Çünkü çok iyi biliyoruz ki Kürtlerin geleceği müzakerede, diyalog, demokrasi ve masanın devam etmesindedir. Ama iktidardaki yönetime de seslenmek istiyorum. Yeni açılan bu yolda sahici bir şekilde ilerlememizin zamanı geldi” ifadelerini kullandı. 

Biz Kürtlerin Demokratik Kürt Ulusal Birliğine ihtiyacımız var

“Biz Kürtlerin Demokratik Kürt Ulusal Birliğine ihtiyacımız var” sözleriyle konuşmasına devam eden Bakırhan, “Kimi çevreler bundan rahatsız oluyor. Bu Irak, İran, Türkiye devletine karşı cephe almak değil. Tam tersine orada Kürtlerin yaşadığı sorunlar karşısında ortak bir söze, yapıcı bir yaklaşıma vesile olabilecek bir birliktir. Kürtlerin bir arada olmasının, birlikte sorunlarını tartışmasının, demokratik bir zeminde ortak akıl oluşturmasının ne Türkiye ne Irak ne Suriye ne de İran’a bir zararı yoktur” dedi. 

Suriye’nin kendi geleceğini aramasını desteklediklerini dile getiren Bakırhan, Şam hükümetinin farklı inanç ve kimliklerin demokratik haklarını yasal güvenceye kavuşturması gerektiğini belirtti. Bakırhan, “Suriye’de anayasal güvence şarttır. Kürtlerin dil konusundaki talepleri Şam hükümeti tarafından karşılanmalıdır. Suriye'de Kürtlerin dili seçmeli olmamalıdır” dedi. 

13 Ekim 2026