DEM Parti Çocuk Komisyonu ve TBMM Adalet Komisyonu DEM Partili Üyelerimizin açıklaması:
Türkiye’de uzun yıllardır çocukların yaşadığı derin sorunlara ilişkin somut, hak temelli ve bütünlüklü bir çözüm perspektifi ortaya koy(a)mayan iktidar, gerçeklikten uzak, güvenlikçi politika önerilerine hız kesmeden devam etmektedir. TBMM Adalet Komisyonuna sunulan "Çocuk Koruma Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi", çocuk hakları alanında bugüne kadar büyük emeklerle biriktirilen evrensel kazanımları ortadan kaldırmayı hedeflemektedir.
Konunun gerçek muhataplarının fikri soruluyormuş gibi yanılsama yaratan, etkisi olmayan komisyonlar kuran ancak aslında Adalet Bakanlığı koridorlarında kapalı kapılar ardında hazırlanan bu paket, çocuk adalet sisteminin temel ilkelerini açıktan reddetmektedir. İktidar bloğu, açıktır ki meclis araştırma komisyonlarını, torba tasarılarıyla kendi cezalandırıcı ajandasına uydurmaktadır.
Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo; çocukları hak öznesi olarak güçlendiren bir yaklaşımın değil, “aile kutsallığı”, “kamu düzeni” ve “devlet bekası” söylemleriyle çocukları nesneleştiren, tektipleştiren ve kriminalize eden egemen bir siyasal aklın ürünüdür. İktidar, kendi müsebbibi olduğu yapısal krizlerde sorumluluktan kaçmak için bu düzenin mağduru olan çocukları hedefe yerleştirmektedir. Siyasi iktidar, suçun kök nedenlerini ortadan kaldırmak yerine çocukları “suç ve ceza” kıskacında yetişkinlerle çarpık bir şekilde eşitleyerek çocukları "kapatma" rejimiyle cezalandırıyor. Çok boyutlu sorunlarla ve türlü eşitsizliklerle baş başa bırakılan çocukların cezalandırılması sorun çözme iradesinden yoksun olmaktan başka bir şey değildir.
DEM Parti olarak, her alanda kararlılıkla savunduğumuz Üçüncü Yol Perspektifini çocukluk kavrayışında da yerleşik kılıyor; çocukları egemen ideolojilerin birer edilgen nesnesi ya da “yurttaş adayı” olarak gören tekçi endoktrinasyon modellerine karşı çıkıyoruz. Getirilmek istenen cezacı, asayişçi ve hapsetme odaklı mevzuat değişikliklerine karşı Onarıcı Adalet perspektifinden itirazımızı ve muhalefetimizi bir kez daha dile getiriyoruz.
Tüm bu “daha fazla ceza ve hapis” odaklı öneriler, iktidarın ürettiği ve manipüle ettiği bir “cezasızlık algısı” üzerinden meşrulaştırılmaktadır. Toplumsal bir adalet talebi olmaktan çıkarılan bu kavram; çocukların ve ezilenlerin daha fazla cezalandırılmasını meşrulaştıran, reçete olarak da korku, denetim ve hapsetme sunan bir araca dönüştürülmüştür. Böylece sorun, adaletin tesisi değil, “yeterince ceza verilmediği” algısı üzerinden çarpıtılmaktadır. Teklifle, kasten öldürme ve ağırlaşmış yaralama suçlarında 15-18 yaş arası çocuklar için zorunlu ceza indirimlerinin kaldırılması ve ceza üst sınırlarının artırılması öngörülmektedir. Çocuk hâkim ve savcılarının yüzde 72,5'inin bu alandaki tecrübesinin 3 yıldan az olduğu kendi komisyon anketleriyle sabitken, böylesine geniş ve keyfi bir takdir yetkisini yargıya tanımak hukuki bir felakettir. Çocuğu yetişkinlerden tamamen ayrı tutan Pekin Kuralları uyarınca, çocukların yetişkinlerle benzer yöntemlerle yargılanmasının önünü açan bu maddeyi kesinlikle reddediyoruz. Teklifle ayrıca 15-18 yaş aralığındaki çocukların eylemlerinin tekerrüre esas alınması istenmektedir. “Çocukların hapisten erken çıkmasını önlemek” kisvesiyle sunulan bu öneri, devletin başarısızlığını örtbas etme çabasıdır. Hapisteki çocukların yüzde 82'si “Suçun yasal sonuçlarını bilseydim işlemezdim” derken, mükerrerliğin sebebini ceza azlığında aramak akıl dışıdır. Bu hamle; çocuk adaletinin sacayağı olan “koruma-önleme-onarma” yükümlülüklerinin kamu kurumlarınca yerine getirilmediği gerçeğini bilinçli bir şekilde gizlemektedir. Teklifle, çocuk hükümlülerin cezalarının doğrudan eğitimevleri yerine kapalı cezaevlerinde infaz edilmesi ve eğitimevine geçişin İdare ve Gözlem Kurullarının soyut “iyi hal” tanımlarına bırakılması kabul edilemez. Yetişkin cezaevlerinde türlü ihlallere imza atan bu yapıların insafına çocukları teslim etmek, çocuk koruma felsefesini lağvetmektir. Ayrıca lehe infaz hükümlerinin (bir günün iki gün sayılması) tırpanlanması, BM Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin “hapsetme son çaredir” (ultima ratio) amir hükmünü açıkça çiğnemektedir. Teklifin bir diğer maddesiyle, “çocuğu suç işlediyse ebeveynleri de soruşturulmalıdır” denilerek ailelerin hapisle cezalandırılması distopik bir kontrol rejimi arayışıdır. Derinleşen yoksulluğun, çocuk emeği sömürüsünün ve devletin sosyal rolünü terk edişinin faturasının ebeveynlere kesilmesini kabul etmiyoruz. Bu öneri, ceza hukukunun en temel direği olan “ceza sorumluluğunun şahsiliği” ilkesini ayaklar altına almaktadır. Teklif edilen “yönlendirme tedbirlerinde” çocukların dijital platformlara erişiminin engellenmesi ve telefonlarının siber takip yazılımlarıyla denetlenmesi gibi ağır gözetim mekanizmaları barındırmaktadır. Çocukların üstün yararını gözetmek ve onların toplumsal ilişkilerini güçlendirmek etmek yerine, erken yaşta birer gözetim nesnesine dönüştüren bu asayişçi anlayış onarıcı adalet ilkesiyle bağdaşmaz.
Çözüm Perspektifimiz
Bizler, çocuk adaletinin adliye binalarının, karakolların ve kapalı cezaevlerinin asayişçi çarklarına sıkıştırılmasına karşı çıkıyoruz. Bizim Üçüncü Yol anlayışımız; sınıfsal, yapısal ve kimliksel eşitsizliklerin olmadığı, çocukların nesneleştirilmediği, çok dilli, çok kültürlü, cinsiyet eşitlikçi ve özgürlükçü bir çocukluk modelini esas alır.
Bu doğrultuda;
Paket içerisindeki tüm ceza artırımı, infazın ağırlaştırılması, ebeveyn yaptırımları ve kolluk/takip yetkisinin genişletilmesi maddeleri derhal iptal edilmelidir. Türkiye’nin BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin anadili ve kültürel hakları düzenleyen 17., 29. ve 30. maddelerine koyduğu tarihsel ve asimilasyoncu çekinceler derhal kaldırılmalı; Kürt çocuklar başta olmak üzere tüm çocukların anadilinde eğitim ve kimlik hakkı güvence altına alınmalıdır.
Çocukları kriminalize eden, etiketleyen ve demir parmaklıklar arkasına mahkûm etmek isteyen bu çocuk düşmanı güvenlikçi anlayışa karşı; çocukların kendi yaşamlarının kurucu öznesi olduğu özgür, şiddetsiz ve demokratik bir geleceği savunma mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz!
Cezacı Siyasete Karşı Onarıcı Adalet, Baskıya Karşı Özgür Çocukluk!
DEM Parti Çocuk Komisyonu
TBMM Adalet Komisyonu DEM Partili Üyeleri
