Engellilere yönelik sağlamcı şiddet ve istismar yaptırımsız kalmasın!

Engelliler Komisyonu Eş Sözcümüz Hatice Betül Çelebi'nin açıklaması:

Türkiye’de yaşayan 10 milyon engelli yurttaş ve aileleri için engelli kimliğine yönelik sağlamcı bir saldırganlık sistemi egemendir. Birçok engel grubunun kimliği tanınmamakta, erişilebilirlik başta olmak üzere temel yurttaşlık hakları sistematik bir şekilde ihlal edilmektedir. Bu hafta Batman’da, geçen ay Bartın’da kamuoyuna yansıyan engelli-çocuk istismarı ve tecavüzü vakaları ve önceki dönemlerde kamuoyuna bu bağlamda yansıyan haberler; engelli kadınlar, çocuklar ve rehabilitasyon ihtiyacı olan bireyler için kurulması gereken koruma mekanizmalarının işlemediğini bir kere daha açığa çıkarmıştır. Batman Kozluk’ta ve Bartın Amasra’da kamuoyuna yansıyan vahim durumlar insanlığa yönelik işlenmiş suçlar kategorisinde olup işkence, zorla alıkoyma, tecavüz ve her türlü gayrı insani muamele durumlarını içermektedir. Sorumluluğunu yerine getirmeyen kamu görevlileri ve iktidarın sürdürdüğü sağlamcı politikalar bu suçların sistematikleşmesine, yaygınlaşmasına ve yaptırımsız kalmasına neden olmaktadır.

Rehabilitasyon ve bakım merkezlerindeki denetimsizlik, çalışanların düşük ücretli-güvencesiz ve eğitimsiz olması, çalışan sayısının yetersiz olması ve kapasite yetersizlikleri bu insanlığa yönelik suçların önünü açmaktadır. İktidarın yaptırımsızlık politikaları ise bu suçların işlenmesine yeni alanlar açmaktadır. Rehabilitasyon merkezlerinde, evlerde ve diğer kurumlarda yaşanan ihmal, kötü muamele, cinsel şiddet ve hak ihlalleri münferit olaylar değil; denetimsizlik, cezasızlık ve eşitsizlik rejiminin ürünüdür.

Engelli kadınların maruz kaldığı şiddet yalnızca cinsiyet temelli değil; aynı zamanda sağlamcı, ayrımcı ve engellileri kırıma sürükleyen bir ideolojik durumun sonucudur. Engelli kadınları nesneleştiren ve birey olarak görmeyen sağlamcılık, eril saldırganlıkla birlikte bu insanlığa karşı suçları işlemektedir. Karar alma süreçlerinde yer alan sağlamcı zihniyetin suç ortaklığı nedeniyle engellilere yönelik bu insanlık suçlarının üzeri örtülmektedir. Tüm faillerin yargılanması, engelli kadınlara ve çocuklara yönelik şiddet ve istismar iddialarının şeffaf ve etkin biçimde soruşturulması; bakım ve rehabilitasyon merkezlerinin bağımsız denetim mekanizmalarına açılması; engelli örgütleri, kadın örgütleri, baro ve hak savunucularının denetim süreçlerine dahil edilmesi ve mevcut kurumsal yapılanmadan uzaklaşılarak toplum temelli destek ve bağımsız yaşam politikalarının güçlendirilmesi acil ihtiyaçtır.

Bu mevcut şiddet pratikleri, ailelerin topluma ve kamuya dair halihazırda iyice aşınmış güven duygularını daha da yerle yeksan ederken; gelecek iyi günlerin umut ışığını da söndürmekte ve ebeveynlerin haklı kaygılarla doğalında sahip olduğu korumacı eğilimi güçlendirmektedir. Tüm bunların bir sonucu olarak engelliler için her ev aşılmaz kalın duvarlarla sessiz ve yalnız, yakıcı bir tecrit alanına dönüşmektedir.

DEM Parti Engelliler Komisyonu olarak; iletişim, adalete erişim ve başvuru mekanizmalarının tüm engel grupları için erişilebilir hale getirilmesi ve şiddet ile istismar dosyalarında cezasızlık pratiğine son verilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Engelli çocukların üzerinden ellerinizi çekin diyoruz. Engelli kadınların yaşamı gizlilik kararlarının, bürokratik sessizliğin ya da kurum itibarının gerisinde bırakılamaz. İnsanca yaşam erişilebilirlik, güvenlik ve özgürlükle mümkündür. Adalet, yalnızca suç ortaya çıktığında değil; şiddet, sağlamcı ve eril saldırganlık ortaya çıkmadan önce kurulan eşit yaşamla mümkündür.

Hatice Betül Çelebi
Engelliler Komisyonu Eş Sözcüsü
20 Haziran 2026