Eş Genel Başkanlarımız Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Barış ve Demokratik Toplum Süreci, 2027 yılı bütçesi ve gündemdeki diğer siyasi gelişmelere dair Yeni Parti Genel Merkezini ziyaret ederek Genel Başkan Özgür Özel ile görüştü. Görüşme sonrası ortak açıklama yapıldı.
Bakırhan şunları söyledi:
Yaklaşık bir haftadır emek ve meslek örgütlerini, sendikaları ziyaret ettik. Bugün de Yeni Parti ile birlikte siyasi partileri ziyaret etmeye başladık. Turumuzun ilk ev sahibi Yeni Parti oldu. Nazik karşılamalarından ve yürüttüğümüz çok iyi tartışmalardan dolayı kendilerine teşekkür etmek istiyorum. Ayrıca Yeni Parti kurulduğu günden beri ilk defa genel merkezlerini ziyaret edebildik. Dolayısıyla yolunuz açık olsun diyor ve başarılar diliyorum, Özgür Başkan, size ve bütün yönetiminize. Barış ve Demokratik Toplum Sürecini konuştuk. Mevcut ekonomik durum ortada. Ekonomik krizler ve ekonomik krizler karşısında alınması gereken önlemlere ilişkin düşüncelerimizi paylaştık. Yakın zamanda Irak Kürdistan Bölgesel Yönetiminde bir konferansa katılmıştım. Orada aslında Ortadoğu’nun bütün dinamikleri vardı. Onların Türkiye’de yürüyen bu sürece ilişkin düşüncelerini sayın genel başkan ve heyetiyle paylaştım.
Herkesin beklentisi çerçeve yasanın artık uygulanmasıdır
Çerçeve yasa geçti. Sürecin önemli aşamalarında biriydi çerçeve yasa. Bu yasayla birlikte yeni bir döneme girdik. Bu yeni dönemde artık toplumun beklentisi açık. Bugüne kadar yapmış olduğumuz ziyaretlerde ve halklarla yaptığımız toplantılarda herkesin beklentisi artık çerçeve yasanın uygulanmaya başlamasıdır. Yapılması gereken hukuki düzenlemeleri toplum bekliyor. Bizim de biraz önce tartıştığımız bir başlıktı. Bir yasanın değeri ancak uygulamada anlaşılır. Uygulamadaki karşılığına bakılarak bu yasanın uygulanıp uygulanmadığı ölçülür. Dolayısıyla bu yasanın uygulanması için başta topluma, emek ve meslek örgütlerine, sendikalara, siyasi partilere, Meclis’e büyük görev ve sorumluluk düşüyor. Meclis Başkanımız da bu konuda bir sorumluluk almalı, bir an önce bu yasanın uygulanması ve gerekli adımların atılması için yolu açmalıdır. Meclis İzleme Kurulu oluşturulacaktı. O da henüz oluşmadı. Meclis’teki bu izleme kurulunun da bir an önce artık oluşturulması gerekiyor. Meclis’te bulunan bütün siyasi partilerin de bu kurulda bulunmasının da bir yolu bulunmalı. Sanırım Meclis Başkanı da bu konuda siyasi partileri ziyaret edecek.
Barış iktidar ile muhalefet arasında bir rekabet başlığı olmamalıdır
Barış iktidar ile muhalefet arasında bir rekabet başlığı olmamalıdır. Özgür Başkanla yaptığımız görüşmede, onlar da bunu çok net bir şekilde ortaya koydu. Barış, 86 milyon için Türkiye'nin hem toplumsal barışını sağlaması hem de demokratik adımları atması gereken bir süreçtir. Dolayısıyla siyasi partiler arasında bir rekabet değil, tam tersine ortaklaşılması gereken bir zemin olarak görülmelidir. Burada siyasi partiler ortak sorumluluk almalıdır. Çünkü bu sadece iki parti arasında yürüyen bir süreç değil. Yasanın kendisi sadece bölgeyi, Kürtleri ya da DEM Parti'yi ilgilendiren bir yasa değil. Barışımızı ve demokrasimizi ilgilendiren bir süreç olduğu için siyasi partilerin de büyük sorumluluk alması gerekiyor. Bu konuda Yeni Parti hep yapıcı ve olumlu bir rol oynadı. Bu vesileyle Sayın Özgür Özel ve Yeni Parti yönetimine de teşekkürlerimi iletmek istiyorum. Dünya kadar baskıya maruz kalmalarına rağmen, bu konuda dışarıdan bir direnç olmasına rağmen doğru yerde durdular, iyi yerde durdular. Çünkü barış iyi bir şeydir. İnsanların yaşamını yitirmemesi iyi bir şeydir. İki yıldır gençlerimizin yaşamını yitirmedikleri bir süreç yaşamamız çok değerli ve kıymetlidir. Bu süreç partiler üstü bir süreçtir.
Muhalefete, basın ve ifade özgürlüğüne yönelik müdahaleden vazgeçilmelidir
Yalnız tabii ki bu süreçte kimi problemler var. DEM Parti de hep açık yüreklilikle dile getiriyor. Bir taraftan barış süreci, diğer taraftan haksızlık ve hukuksuzluklar olduğu zaman biz de rahatsız oluyoruz. Bu konudaki tavrımızı da her zeminde çok net ve açık bir şekilde ortaya koyduk. Özellikle muhalefete, muhalefet belediyelerine, basın ve ifade özgürlüğüne yapılan müdahalelerden artık vazgeçilmelidir. Bir barış süreci yürütüyorsak muhalefete, basına ve ifade özgürlüğüne dönük uygulamaları bir kenara bırakmak gerekiyor. Barışın kalıcı olması, Barış ve Demokratik Toplum Sürecinin başarıya ulaşması da siyasi iklimin yumuşaması ve demokratikleşmesiyle mümkündür. Biz bu konudaki talebimizi, değerlendirmelerimizi her zeminde dile getireceğiz.
Türkiye’nin en acil ihtiyacı, ortak akıl ve müzakereyle meselelerini çözmektir
Türkiye'nin en acil ihtiyacı, diyalog ve müzakereyle başta bu süreç olmak üzere kendi meselelerini ortak bir akılla çözmektir. Partiler arasında siyasi diyaloğu önemsiyoruz. DEM Parti bugünden itibaren siyasi partilerle, toplumun örgütlü kesimleriyle daha fazla buluşacak. Bu sürecin kazasız belasız bir şekilde ilerleyerek bir demokratikleşme sürecine evrilmesi için de dün olduğu gibi bugün de büyük bir çaba ortaya koyacaktır.
Türkiye’de de çekilmeye karşı olumlu adımlar atılmalıdır
SORU: Hewler gözlemleriniz nelerdir, dönüşler için somut bir hazırlık var mıdır?
Hewler’de yapılan konferansa Irak’ın bütün dinamikleri katıldı. Eski Irak Başbakanı dahil olmak üzere Ürdün ve çevre ülkelerden gelen çok değerli dinamikler oradaydı. Oradaki tartışmalardan bir bölümü de Türkiye’de yürüyen süreçti. Bu süreçte atılması gereken adımlar konusunda nerede durduğumuz konuşuldu, tartışıldı, soruldu. Şunu belirtmek istiyorum. Federe Kürdistan Bölgesinde bulunan partilerin de aktardığına göre, ki zaten Hareket Yönetimi de açıkladı, bir çekilme durumu var kimi yerlerden. Bir samimiyet ortada. Biz de oradaki gelişmelere ve yorumlara bakarak, Türkiye’de de bu çekilmeye karşı pozitif adımların atılması, bir yol temizliğinin yapılması ve kalanını daha da cesaretlendirecek demokratik bir zeminin oluşturulması gerektiğini belirtmek istiyoruz. Türkiye'yi yakından izliyorlar. Türkiye Ortadoğu'nun çok önemli bir bölgesel gücüdür. Buradaki barış süreci Türkiye'yi Ortadoğu'da da güçlendirir, zayıflatmaz. Buradaki sürecin başarıyla devam etmesi, İran'daki gelişmeleri de Suriye'deki gelişmeleri de Irak'taki gelişmeleri de etkiler. Dolayısıyla barış süreci sadece Türkiye'nin sınırlarını ilgilendiren bir mesele değil. Ortadoğu'yu da ilgilendiren, Ortadoğu'nun da yakından izlediği bir süreçtir. Dolayısıyla buradaki sürecin ne kadar kıymetli ve değerli olduğunu bir kez daha oradaki tartışmalarda gördük.
Mehmet Uçum sorusuna yanıt: Bir siyasetçinin soruları olsaydı yanıt verirdik
SORU: Mehmet Uçum’un süreç ve erken seçimlere ilişkin açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Herhalde bir siyasi muhataptan da bahsetmiyorsunuz. Hem bu açıklaması hem de erken seçime dair açıklaması için neler söyleyebiliriz? Yani bir parti başkanından bahsetmiyorsunuz. Herhalde bir siyasi muhataptan da bahsetmiyorsunuz. Biz daha çok bu konuda Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerin ve iktidarın değerlendirmelerine dair yorum yapabiliriz. Dolayısıyla bizim muhatabımız siyasettir. Onun için bir siyasetçinin soruları olsaydı yanıt verirdik. DEM Parti olarak 7/24 sahada sokakta olan bir siyasi partiyiz, yani sokak siyaseti yapan bir partiyiz. Yani bir seçim kararı alınır ve Meclis’te grubu olan partiler buna evet derlerse en hazırlıklı partilerden biriyiz. Ama şu anda öyle bir gündemimiz yok. Kurullarımızda öyle bir tartışma da yürütmedik. Kiminle netleştirdiklerini de bilmiyoruz. Yani kendilerine sormanız daha iyi olur.
Fon vurgununa izin veren ve bulaşan kim varsa açığa çıkarılmalı, yargılanmalı
SORU: Fon vurgunu ile ilgili iktidardan yeterli açıklamalar gelmiyor. Türkiye Sigorta Genel Müdürünün istifası oldu. Bürokrasiden isimler geliyor ama siyasetten isimlerin gelmemesini neye bağlıyorsunuz?
Fon ile ilgili fazlaca açıklama yaptık. Yarın grup toplantımızın en önemli başlıklarından birisi de bu olacak. Bu konuda tavrımız çok net. Ortada bilinmeyen bir durum yok; yatıran da alan da çeken de haksız kazanç elde eden de açık ve net bir şekilde ortada duruyor. Helalleşme ile olacak bir şey değil. Bu fon vurgununa izin veren, bulaşan, fakirin fukaranın alın terini çalan, yolsuzluk yapan herkes açığa çıkarılmalı ve yargılanmalı. Helalleşmekle sonuçlanacak bir vurgun değil. Türkiye Cumhuriyeti'nin en büyük vurgunundan bahsediyoruz.
Seçim meselesini parti organlarımızda tartışır, düşüncelerimizi kamuoyuyla paylaşırız
SORU: Erken seçim meselesinde Cumhurbaşkanının 4. kez seçilmesi adaylık formülü olarak getiriliyor. DEM Parti olarak Erdoğan’ın aday olması konusundaki görüşünüz nedir?
Türkiye'nin çok önemli gündemleri var. Yani yüzyılın vurgunu var. 100 yıllık bir meselenin tartışıldığı, bir yol bulunmaya çalışıldığı bir süreç var. Büyük bir ekonomik kriz var. İnsanlar dışarıda barınamadığı, karnını doyuramadığı için bile isteye Cumhurbaşkanına hakaret edip kendisini içeri attırıyor. Yani o kadar büyük gündemlerimiz ve sorunlarımız var ki bu seçim meselesi de biraz önce dediğim gibi gündeme gelirse kurullarımız var, orada tartışırız ve partimizin bu konudaki düşüncelerini kamuoyuyla paylaşırız.
19 Ekim 2026
