“Özgürlük ve Demokrasi Newrozu / Newroza Azadî û Yekîtiya Demokratîk” şiarıyla Newroz bugün Şırnak, Varto, Şemdinli ile Artuklu’da kutlanmaya devam etti. Şırnak’taki Newroz’da konuşan Eş Genel Başkanımız Tülay Hatimoğulları, şunları söyledi:
Şırnak halkı çok bedel ödedi
Merhaba Şırnak, Kürt halkının onurlu mücadelesinin taşıyıcısı, bedel ödeyen Şırnak, merhaba Barış Anneleri, kadınlar, gençler hepinizin Newroz Bayramını kutluyorum. Bugün bu alanı, bu meydanı, Türkiye ve Kürdistan'ın dört bir yanını siz değerli halklarımız hınca hınç doldurdunuz. Sonsuz teşekkürler. Demirci Kawa'nın mücadelesini, Mazlumların, Rahşanların, Sakinelerin mücadelesini sizler taşıdınız. Her bijî Şırnak! Şırnak halkı çok bedel ödedi. Kürt halkı 50 yılı aşkındır bu coğrafyada mücadelesini sürdürüyor. Bizler bugün bu alanda ne yazık ki yaşanılan bütün bu acılar ve kayıplar için direndik direnmeye devam edeceğiz. Bakın karşımızdaki mezarlıkta Sêvê, Pakize, Fatma yatıyor. Üç kadın siyasetçi bu topraklarda katledildi. Ne yazık ki kana doymadılar. Roboski’de geçimini sağlamak için çoğu çocuk birçok canımız TSK'nın uçakları tarafından bombalandı. Şırnak bugünleri yaşadı. Cizre sokaklarında direnen gençlere uygulanan zulüm, katledilen gençler, Mehmet Tunçları asla unutmayacağız. Taybet anamızın cenazesi günlerce açıkta kaldı. Biz bunu unutabilir miyiz? Bir cenazenin toprakla buluşmasını dahi engelleyen bir zulmü yaşadı bu topraklar. Yitirdiğimiz bütün canlarımızı saygı ve minnetle anıyorum. Devrimci, yurtsever, sosyalist bütün canlarımızı saygıyla anıyorum.
Kürt halkı bölgedeki hiçbir gücün yok sayamayacağı bir halk haline geldi
Burada birini daha anmak istiyorum. Rojava'nın kimlik mücadelesi ve Rojava'da, Suriye'de Kürt halkının statü kazanması için yıllarını, ömrünü mücadeleye adamış değerli Salih Müslim'i huzurunuzda bir kez daha saygıyla minnetle anıyorum. Bizler Türkiye'den bir heyetle Rojava'ya gittik. Cenaze törenine katıldık. Rojava halkının selamlarını getirdim size. Buradan Şırnak'tan yanıbaşımızdaki Suriye sınırındaki bütün Rojava halkına alkış ve zılgıtlarımızla selamlarımızı, direniş duygularımızı ve dayanışmamızı bildirelim hep beraber. Çok canlarımızı kaybettik. Bu meydanda bulunan birçok insanımızın büyük kayıpları var. Bedelleri var. Cezaevlerinde tutuklu bulunan akrabalarınız, yoldaşlarınız, kardeşleriniz, canlarınız var. Bu çok ağır bir bedel. Ama bizler zulme karşı boyun eğmedik. Bizler mücadelemizden asla vazgeçmedik. Bizler darbelendiğimiz zamanlarda dahi en güçlü şekilde alanlarda, meydanlarda halkımızla beraber mücadelemizi yürüttük. Kürdü yok saydılar. Kürtçeyi tanımadılar ama şu bir gerçek ki Kürt halkı dört parça Kürdistan’da her yerde mücadelede ve direniş bayrağını göklere çıkarmış durumda. Artık bölgedeki her gücün her kesimin yok sayamayacağı bir halk haline geldi Kürt halkı. Buradan bir kez daha Kürt halkının yıllardır verdiği mücadeleyi hep birlikte selamlıyoruz. Alkış ve gılgıtlarımız mücadelemize, direnişimize olsun.
2026 Newrozu demokratik toplumu inşa etmenin çağrısıdır
Newroz direniş tarihidir. Newroz Demirci Kawaların zalim Dehaqlara karşı mücadele tarihidir. Newroz 21. yüzyıldaki zalim Dehaklara isyandan inşaya geçişin adıdır. Newroz özgürlük ve demokrasiyi inşa etmenin adıdır. Barış ve Demokratik Toplum inşaasının adıdır Newroz. Geçtiğimiz sene 27 Şubat'ta Sayın Abdullah Öcalan'ın çok tarihi bir çağrısı olmuştu. Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı. 2026 Newrozu tam da bu çağrının demokratik toplumu inşa etmenin çağrısıdır. Ve alanlar, meydanlar bu çağrıya kulak veriyor. Bu çağrı Kürt halkını, dostlarını, demokrasi güçlerini daha da kenetlendirdi, bizleri daha da arttırdı, büyüttü, güçlendirdi.
Halkları yok sayan Molla gücüne de emperyalist güçlerin sivilleri katletmesine de karşıyız
Bizler bu Newroz’u kutlarken yanı başımızda İran'da bombalar patlıyor, füzeler patlıyor. ABD-İsrail'in başlattığı savaş olanca hızıyla devam ediyor ve gittikçe derinleşiyor. Bu konudaki mesajımız çok nettir. İran'da başta Kürtler olmak üzere halkları yok sayan otoriter Molla gücüne kesinlikle karşıyız. Aynı şekilde emperyalist güçlerin oradaki demokrasi mücadelesini çalmasına ve insanları, sivil insanları katletmesine de net olarak karşıyız. Bizler barış derken bir yandan Türkiye'nin iç barışını, bir yandan bölgenin barışını kastediyoruz. Ve bizler buradan hep beraber yine alkış ve zılgıtlarımızla bölgede savaşa hayır, barış hemen şimdiyi haykıralım.
Ankara’ya çağrımızdır; Kürt halkının demokratik haklarının tanınması için yasaların çıkarılması gerekiyor
Bakın Şırnak'tayız. Çok önemli bir bölge. Bir yanı Suriye, bir yanı Irak ve iki ülkeye komşu olan bir kentteyiz. Ben buradan Senendec’de, Mehabad'da, Kirmanşah'da, İlam'da, Rojava'da, Süleymaniye’de Türkiye, Ortadoğu ve bütün dünyadaki halkların Newrozunu buradan bir kez daha kutlamak istiyorum. Değerli halklarımız, Şırnak'tan Ankara'ya bir mesaj göndermek istiyoruz. Bakın, bugün Sayın Öcalan'ın yapmış olduğu çağrı, başlamış olan süreç burada verilen mesajı çok iyi görmek, çok iyi değerlendirmek gerekiyor. Ortadoğu'da her yerin savaşa, kana dönüştüğü, kan gölüne dönüştüğü bir coğrafyada bir ülkenin halkıyla barışması, iç barışını tahkim etmesi son derece önemlidir. Ve buradan bir kez daha şunu ifade ediyoruz. Newroz alanını dolduran milyonların taleplerini buradan bir kez daha haykırmak istiyorum. Diyoruz ki sürecin gereği olarak Sayın Öcalan’ın da ifade ettiği gibi artık Kürt halkının direnerek tarih yazdığı bu yeni aşamada Kürt halkının siyasi, hukuki ve bütün demokratik haklarının tanınması için yasaların çıkarılması gerekiyor. Bu yasalar acilen çıkarılmalıdır.
Bekleme değil, şimdi barışı inşa zamanıdır
Bir gün Rojava'da çatışmalar olur, beklemeye geçer Ankara. Şimdi İran'da çatışmalar var. Ankara gene beklemeye geçer. Hayır, bekleme zamanı değil. Tam tersi şimdi barışı inşa etme zamanıdır. Ve bu anlamıyla başta iktidar ve devlet olmak üzere üzerine düşen görev ve sorumlulukları harfiyen yerine getirmelidir. Ve yine Newroz alanlarından büyük bir coşkuyla çok önemli talepler haykırıldı. "AİHM kararları hayata geçirilsin" dendi. Sevgili Figen Yüksekdağ, sevgili Selahattin Demirtaş, sevgili Can Atalay derhal serbest kalsın istiyor kitleler. Ve burada sizlerin huzurunda Şırnak'tan sevgili Figen Yüksekdağ, Leyla Güven, Ayşe Gökkan ve Selahattin Demirtaş şahsında bütün cezaevindeki mahpuslara selam ve sevgilerimizi iletiyoruz.
Türkiye genelinde kayyım değil güçlendirilmiş yerel yönetimler istiyoruz
Değerli halklarımız, bakın ana akım medya, televizyoncular, programcılar programlara çıkıyorlar ve diyorlar ki, "DEM Parti bu süreçte ne istiyor?" Kimilerinin uyguladığı bazı yöntemlerle bizim taleplerimizi bulanıklaştırmak, silikleştirmek istiyorlar. DEM Parti’nin bu süreçte ne talep ettiği son derece nettir. Bizler Kürt halkının bütün haklarının tanımlanmasını istiyoruz. Bizler Kürt halkının anadilinde eğitim görmesini istiyoruz. Bizler Kürt halkının anadili olan Kürtçenin kamusal alanda serbestçe konuşulmasını istiyoruz. Bizler eşit yurttaşlık hakkı istiyoruz. Bizler Türkiye genelinde kayyım değil, güçlendirilmiş yerel yönetimler istiyoruz. Bizler yasama, yürütme ve yargının yani üç erkin birbirinden bağımsız ve özgür olmasını istiyoruz. Ve biz gençlere güvenli bir gelecek istiyoruz.
Kadınlar barış ve demokratik toplumun inşasında var olacak
Bizler doğaya saygı istiyoruz. Doğası en çok talan edilen kentlerden birindeyiz, Şırnak'tayız. Bu bölgenin toprakları, ağaçları, dağları adeta sermayeye peşkeş çekilmiş durumda. Gabar, Cudi talan edildi. Birkaç ay önce Besta'da nöbete gittik. Ben de katılmıştım Besta nöbetine ve gerçekten mükemmel bir direnişti değerli Şırnak halkı. Başta siz kadınlar olmak üzere ağaçlarınıza, Bestanıza, Gabar’a, Cudi’ye sahip çıktınız ve bunu istiyoruz bizler. Bunun yasal güvence altına alınmasını, doğanın korunmasının güvence altına alınmasını istiyoruz. Ve buradan sevgili gençler, alandaki gençler özellikle sizlere seslenmek istiyorum. Gençler, Türkiye'nin her yerinde, Kürdistan'da mutsuz, işsiz, geleceksiz, yarınını görmüyor. "Yurt dışına çıkabilir miyim? Orada iş bulabilir miyim?" derdine düşmüş gençler. Ve sevgili gençler, Sayın Abdullah Öcalan'ın yapmış olduğu Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı tam da sizlerin geleceğinin mücadelesini vermek ve geleceğini kazanma çağrısıdır. Buradan Şırnaklı gençlere soruyorum. Sayın Öcalan'ın bu çağrısına pratikle örgütlenmeyle hep beraber karşılık verecek miyiz? Hep beraber onu destekleyecek miyiz? Ve sevgili kadınlara seslenmek istiyorum. Yaşanılan bütün acılarda, savaşta, ekonomik yıkımda, yoksullukta, aile içinde, her yerde en ağır bedeli biz kadınlar ödüyoruz. Yaşamımızın her alanında şiddetle karşı karşıya biz kadınlar kalıyoruz. Ve yine barış ve demokratik toplumun inşasında Jin, Jiyan, Azadî şiarıyla hep beraber var mıyız sevgili kadınlar.
Halkımız Türkiye'nin dört bir tarafında en kalabalık Newrozunu 2026'da yaşadı
Evet, buradan devlet ve iktidar, muhalefet, Türkiye'nin bütün siyasal ve toplumsal özneleri şunu çok net olarak bilmeli. Kürt halkı onurlu bir barışa hazır. Peki ey Ankara, sen onurlu bir barış için adım atmaya hazır mısın? Ve değerli arkadaşlar, dün İstanbul'daydım. İstanbul mitingi tarihin en büyük, en kalabalık, en görkemli mitinglerinden biri oldu. Amed aynı şekilde en kalabalık, en görkemli mitinglerinden birini daha gördü. Ve biraz önce ifade ettiğimiz gibi bütün Newroz alanlarında Ortadoğu, Avrupa, Latin Amerika, Türkiye ve Kürdistan coğrafyasında bir sloganda insanlar birleşti. Neydi biliyor musunuz? Bütün bu sürecin mimarı Kürt halkının özgürlüğü, Türkiye halklarının ve Ortadoğu coğrafyasının demokratikleşmesi için güçlü bir paradigmayı ortaya koyan Sayın Abdullah Öcalan'ın özgürlüğünü talep etti halkımız. Bunu Ankara duymalı. Ve şairin dediği gibi "çocuklar, çocuklar inanın, inanın çocuklar. Güzel günler göreceğiz. Güneşli günler göreceğiz. Motorları maviliklere süreceğiz." Motorları özgür maviliklere süreceğiz. Barış gemisini mutlaka mutlaka o limana yetiştireceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Çünkü barışa olan bir inanç var. Çünkü artık silahların kalıcı olarak susması, barışın inşa edilmesi için halk daha fazla inanmak istiyor. O yüzden Türkiye'nin dört bir tarafında değerli halkımız en kalabalık Newrozunu 2026'da yaşadı. Her bijî değerli halklarımız, her bijî, her bijî sizlere. Newroz pîroz be.
23 Mart 2026
