Hatimoğulları: Depremzede ailelerin adalet talebi duyulmalıdır

Eş Genel Başkanımız Tülay Hatimoğulları, depremzedelerin Adalet Bakanlığı önünde sürdürdüğü Adalet Nöbetini ziyaret etti. Burada açıklama yapan Hatimoğulları, şunları söyledi: 

Doğal afetler öldürmez, kuralsız yapılmış bina öldürür

Şu an Adalet Bakanlığının önündeyiz. Depremzedeler, adalet peşinde aileler olarak bir araya gelip örgütlendiler ve 11 gündür Adalet Bakanlığının önünde Adalet Bakanı ile görüşmeyi bekliyorlar. Çekilen acıların ne kadar büyük olduğunu anlatmakta hangi cümleyi kursak inanın kifayetsiz kalır. Resmi rakamlara göre 53 bin ama bunun çok üzerinde canımızı kaybettiğimiz çok büyük bir deprem yaşadık. Türkiye’de son 600 yılda yaşanmış en büyük yıkımı, ölümle sonuçlanmış olan bir depremi yaşadık. Bu gündemi her konuştuğumuzda hep şunu söyledik: Doğal afetler öldürmez, kuralsız yapılmış bina öldürür. Demirinden çimentosundan rant için çalınmış binalar öldürür. Nitekim öyle de oldu. Denetimsizlik öldürdü, devletin denetimsizliği öldürdü. Rantçılar katletti bu kadar insanı. Bu bir katliamdır.

Depremzede aileler adalet istiyor 

Bugün Japonya’da 9 ya da 10 şiddetinde bir deprem olsa dahi birçok kentte asla yıkım olmuyorsa; demek ki depreme dayanıklı binalar yapıldığı zaman, devlet tarafından binalar denetlendiği zaman yıkılmaz ve insanlar o afetleri ölmeden karşılar. Fakat biz çok büyük bir yıkım yaşadık. 6 ve 20 Şubat depremleri, Maraş ve Hatay merkezli depremler tarihin en büyük acısını yaşattı hepimize. Bugün bu acıları anlayan, hisseden ve yaşayanlar olarak aileler adalet peşinde. Adalet istiyor, müteahhitlerin yargılanmasını istiyor. Kusurluların yargılanmasını istiyor. Denetim yapması gereken birimlerin denetim yapmamasının sorgulanmasını istiyor. Davaların cezasızlıkla sonuçlanmasını değil cezalarla sonuçlanmasını istiyor ki bir daha aynı acılar yaşanmasın. 

Aileler başka acıların yaşanmaması için adalet peşinde 

İnsanlar yakınlarını, çocuklarını, annelerini, babalarını kaybetti. Adalet peşindeki aileler, yaşamını yitiren insanları geri getiremeyeceklerini bilmiyorlar mı? Biliyorlar. Neden bu kadar zorlukla burada bakanlığın önünde oturuyorlar ya da Türkiye'nin çeşitli noktalarında farklı eylemler yaptılar bugüne kadar? Çünkü başka ölümler, başka acılar yaşansın istemiyorlar. Biz yaşadığımızı başkası yaşamasın diyorlar. Bu büyük bir toplumsal duyarlılıktır. Bugün acı çeken birçok ailenin aralarında bir duygu ve düşünce köprüsü kurduğunu görüyorum. Biraz önce bir ailemiz şunu aktardı. Sisli Vadi'de, Kırklareli'nde selde çocuğunu, damadını ve kızını kaybeden, toplam altı canı kaybetmiş olan bir annemiz burada ve “Ben burada adalet peşindeki ailelerin yanında kendim için de adalet aramak istiyorum” diyor. Depremzede ve adalet arayan bütün ailelerle kurulmuş olan bu köprü herkes tarafından görülmeli. Bu vicdanidir, bu insanidir, bu toplumsal bir sorumluluktur, bu toplumsal bir duyarlılıktır. Bu duyarlılığı Adalet Bakanı görebilmeli. Bu duyarlılığı herkes görebilmeli, güvenlik güçleri de görebilmeli.

Depremzede ailelerin adalet talebi duyulmalıdır 

Hiç unutmuyorum, Maraş'ta deprem anmasına katılmıştım ve ben konuşma yaparken karşımda bir polisin hüngür hüngür ağladığını gördüm. Niye? Çünkü bütün ailesini kaybetmiş. Çünkü o acıyı biliyor ve hissediyor. Ben, burada bu oturma eylemini gerçekleştiren ailelerimizin etrafındaki güvenlik güçlerine de sesleniyorum: Bir matı, bir piknik sandalyesini bu insanlara fazla görmeyin. Bu acıları sizler de yaşadınız. Bu acıları sizin de yaşadığınızı biliyoruz. Bakanların akrabaları da bu acıları yaşadı, vekillerin akrabaları da bu acıları yaşadı. Acıları böyle birden unutmayın. Unutmamalıyız acılarımızı. Ailelerimize burada Ankara'da akşamın soğuğunda bir matı fazla görmeyin. Bu ailelerin hiç kimseye zararı yok. Bilakis, toplumsal duyarlılık ve sorumluluk bilincini işliyorlar. Talepleri çok açık ve net: Adalet Bakanı daha güçlü bir inisiyatif ortaya koysun ve bu konuda nerede bir ihmal varsa ortaya çıkarılsın. Zaten çoğu olayın tek tek raporları da var, adliyelerde mevcuttur. Şikayetler adliyelerde mevcuttur. Bu dosyaların cezasızlıkla sonuçlanmaması için aileler bugün 11 gündür oturma eyleminde. Ümit ediyoruz ki bu görüşme bir an önce gerçekleşir. Sadece bu görüşmenin gerçekleşmesi değil, yani Adalet Bakanı ya da yardımcısıyla bir görüşme değil mesele. Ailelerimiz esas olarak bu görüşmenin akabinde gerçekten adaletin yerini bulmasının sözünü almak istiyor. Bunu biz de istiyoruz. Hem birer depremzede olarak istiyoruz hem DEM Parti Eş Genel Başkanı olarak istiyoruz hem DEM Parti'nin bütün camiası olarak istiyoruz. En önemlisi de toplum olarak, bir bütün olarak istiyoruz bunu. Adalet ve hak yerini bulmalıdır. Adalet peşinde ailelerimizin talepleri, sesi ve soluğu duyulmalı; bu taleplere somut bir biçimde karşılık verilmelidir. 

Haklı mücadelenizin sonuna kadar yanındayız

Buradan bir sözüm de yargıya: Bugüne kadar zenginler, ağalar, beyler, müteahhitler korundu. Bugüne kadar Rönesans gibi yüzlerce insanın mezarı haline gelen siteleri yapan müteahhitler korundu. Korumayın onları, adalet yerini bulsun. Cezasızlık sistemi ortadan kalksın, adaletsizlik ortadan kalksın. Gerekli cezai müeyyide de mutlaka ve mutlaka uygulansın.

Bir sözüm de değerli ailelerimize: Adalet peşinde koşan değerli ailelerimiz, size ne kadar teşekkür etsek azdır. Çünkü siz depremde yaşanan acıların unutulmasını engelleyerek attığınız bu adımlarla toplum olarak bizi duyarlı kılıyorsunuz, hepimizi. Bu konunun asla gündemden düşmemesini sağlıyorsunuz. Ve bu da yaşam hakkını savunduğunuz içindir. Bundan sonra hiç kimse ölmesin diye bunu yapıyorsunuz. Toplum olarak size ne kadar teşekkür etsek azdır. Partim adına ve bütün toplum adına hepinize teşekkür ediyorum. Sonuna kadar haklı mücadelenizin yanındayız. Mücadeleniz mücadelemizdir ve mutlaka adalet yerini bulacak.

21 Eylül 2026