Eş Genel Başkanımız Tülay Hatimoğulları, HDK Kadın Meclisleri tarafından başlatılan "Öz Savunma Yaşatır” kampanyasının İstanbul Şişhane Meydanı’nda gerçekleştirilen deklarasyonuna katıldı. Hatimoğulları, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:
HDK’nin başlatmış olduğu kampanyanın startını vermek üzere kadınlar yağmur çamur demeden, direne direne buradalar. Bu deklarasyonu bütün Türkiye’ye, Ortadoğu’ya ve dünyaya İstanbul'dan duyurmak üzere hep beraber buradayız.
Yaşam alanlarımızda öz savunma çok önemli ve kıymetlidir
Sevgili kadınlar, bizler yaşamın her alanında her türlü şiddete maruz bırakılıyoruz. Erkekler tarafından şiddete maruz kalıyoruz, katlediliyoruz. Zaman zaman babamız oluyor, zaman zaman abimiz, aile içindeki bir akraba olabiliyor. Türkiye'de, bölgede aynı zamanda erkek devlet şiddetinin her türlü şiddetine maruz kalıyoruz. Ve biz kadınlar öz savunmamızı yaşamın her alanında örgütlemek üzere yola koyulmuş durumdayız. Evimizin içinde öz savunma; mahallemizde, işyerimizde, yaşam alanlarımızın her yerinde, çalıştığımız kurumlarda öz savunma. Bu çok kıymetli ve çok önemli. Öz savunma, demek bilinçlenmek demektir; örgütlenmek, dayanışmak, yan yana olabilmek demektir. El ele olabilmek demektir. Birbirimizi anlamak ve dayanışmak demektir.
Mevcut yönetim biçimleri şiddet uygulayan erkekleri koruyor
Biraz önce konuşma yapan kadın arkadaşlarımızın da belirttiği gibi mevcut olan yönetim biçimleri, şiddet uygulayan erkekleri sürekli koruyor. Kadın cinayetlerinde bu kadar büyük artış varsa bilelim ki AKP iktidarının yaratmış olduğu erkek yargı sisteminin cezasızlıkla sonuçlanan kararlarından dolayıdır.
Biz bugün burada bu açıklamayı yaparken yanı başımızda kadınlar katledilmeye devam ediyor. IŞİD, El Kaide, El Nusra gibi örgütlerin uzantıları Suriye'de Kürt kadınlarına ve onlarla dayanışma içinde mücadeleyi yürüten Arap kadınlarına, Süryani kadınlarına karşı suç işlemeye devam ediyor. Halep'te Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerine gerçekleşen saldırıda bir kadın savaşçının HTŞ’lilerin eliyle, SMO'cuların eliyle nasıl binadan aşağı atıldığını gördük. Bu hiçbir vicdana sığmaz. Kendine Müslüman diyen hiçbir insanın vicdanına, İslami değerlere sığmayacak olan bir şey bu. Savaş hukukuna göre de suçtur bu yapılanlar.
Erkek devlet şiddetine karşı öz savunma haktır
İşte bu bölgede siyasal İslamcı zihniyetin kadın düşmanı politikalarını görüyoruz. Bu nedenle bir kez daha diyoruz ki erkek devlet şiddetine karşı öz savunma haktır, mücadele etmek haktır. Bir olmak, örgütlenmek ve beraber mücadele yürütmek dışında hiçbir şansımız ve seçeneğimiz yoktur. Patriyarkal kapitalizmin emeğimizi nasıl sömürdüğüne en fazla kadınlar tanıktır. Bizler yaşıyoruz emek sömürüsünü. HDK'nin başlatmış olduğu bu kampanyada bizler erkek devlet şiddetine karşı, savaşlara ve çatışmalara karşı, yaratılmak istenen erkek egemen zihniyetinin sonuçlarına karşı bedenimiz, emeğimiz ve kimliğimiz için mücadele etmeye devam edeceğiz. Kadın, yaşam, özgürlük! Mara, heya, hurriye! Jin Jiyan Azadi!
17 Ocak 2026
