İran rejimi saldırıları durdurmalı, halkların demokrasi ve özgürlük talebine yanıt vermelidir

Merkez Yürütme Kurulumuzun açıklaması:

28 Aralık’tan bu yana İran’ın birçok kentinde, derinleşen ekonomik kriz ve yüksek enflasyon nedeniyle farklı toplumsal kesimlerden milyonlarca insan meşru protesto gösterileri düzenlemektedir. Halkın, yaşam koşullarını ağırlaştıran ve toplumsal talepleri yok sayan politikalara barışçıl biçimde itiraz etmesi en temel ve meşru hakkıdır. İran İslam Cumhuriyeti’nin bu protestolara sert müdahalede bulunması ve şiddeti bir yönetim aracı olarak kullanması kabul edilemez.

İran’da 1979’dan bu yana ekonomik çöküş, gündelik yaşama yönelik baskılar, kadın haklarının sistematik biçimde ihlali ve farklı inanç ile kimliklere dönük ayrımcı uygulamalar nedeniyle çok sayıda kitlesel protesto yaşanmıştır. Son yıllarda sokağa taşan öfke, yalnızca ekonomik yoksunlukların değil sistematik devlet şiddeti ve cezasızlığın bir sonucu olarak birikmiştir. Ancak zamlar, işsizlik ve hayat pahalılığıyla başlayan her itiraza anlam verilmek yerine şiddetle cevap verilmiştir.

2025 sonu ve 2026 başında ekonomik çöküşle yeniden yükselen protestolar, ekmek ile özgürlüğün artık birbirinden ayrılamayacağını ilan etmiş durumdadır. Fakat İran rejimi bu protestolarda dile getirilen taleplerin hiçbirine yanıt vermemiş, aksine baskı ve inkâr politikalarını derinleştirmiştir. Katı merkeziyetçi ve mezhepçi bir anlayışla 47 yıldır ülkeyi yöneten tekçi rejim, toplumsal sorunlardan ders çıkarmak yerine, halkla arasındaki mesafeyi daha da açmaktadır. Bilhassa yıllardır Kürtlere, Kürt mücadele dinamiklerine ve siyasetçilerine yönelik sistematik ve ağır saldırılar sürdürülmektedir. Son protestolarda onlarca sivilin yaşamını yitirmesi, yüzlercesinin yaralanması ve binlerce kişinin tutuklanmasının yanı sıra özellikle Kürt kentlerinde yoğunlaşan saldırılar ve gözaltılar ile protestolar sürerken cezaevindeki Kürt siyasetçi ve aktivistlere yönelik idam kararlarının uygulanması, bu baskıcı siyasetteki ısrarın açık göstergesidir.

Bu baskıcı ve inkârcı politikadan derhal vazgeçilmelidir. Dünyada siyasal ve toplumsal dönüşümlerin hız kazandığı bir dönemde İran rejiminin değişime kapalı tutumu sürdürülebilir değildir. İran’da yaşayan halkların özgürlük, adalet ve eşitlik talebi artık engellenemez bir noktaya ulaşmıştır.
Bu nedenle İran yönetimine açık çağrımızdır: İran halklarına, özellikle Kürtlere yönelik şiddet, inkâr ve baskı politikalarına derhal son verin. İran’ın ve İran halklarının geleceği zor ve şiddet yoluyla değil, toplumla diyalog ve müzakere yoluyla kurulabilir.

DEM Parti olarak; İran’da Kürtlerin, Farsların, Beluçların, Azerilerin, kadınların ve gençlerin dile getirdiği haklı ve meşru talepleri desteklediğimizi bir kez daha vurguluyoruz. İran Devleti’nin içinde bulunduğu siyasal ve toplumsal çıkmazdan kurtulmasının tek yolu demokratikleşmedir. Bunun dışında bir seçenek yoktur.

Bu vesileyle, protestolar sırasında yaşamını yitiren tüm insanlar için İran halklarına başsağlığı diliyor; barışçıl ve meşru protesto eylemlerini selamlıyoruz.

DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu
5 Ocak 2026