Grup Başkanvekillerimiz Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli, IŞİD’in Türkiye’de yapılanmasına ve saldırılarına kapı aralayan zafiyetlerin araştırılması amacıyla TBMM Başkanlığına araştırma önergesi verdi.
Önergede şu ifadeler yer aldı:
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
29 Aralık sabahı Yalova’nın Elmalık köyünde yılbaşı öncesi saldırı hazırlığında olduğu belirtilen IŞİD’lilere yönelik operasyonda çıkan çatışmada 3 polis hayatını kaybetmiş, 8 polis ve 1 bekçi yaralanmıştır. Çatışmada Türkiye vatandaşı 6 IŞİD’li öldürülmüştür. Geçtiğimiz günlerde basına yansıyan haberlere göre, IŞİD Horasan Grubu’nun Türkiye’de başta Yalova olmak üzere çeşitli kentlerde örgütlendiği, örgüte militan kazandırdığı belgelerle ortaya çıkmıştır. Bilindiği gibi, Türkiye’de IŞİD yüzlerce yurttaşın ölümüne ve binlerce yurttaşın yaralanmasına neden olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti Devlet yetkilileri her ne kadar IŞİD’le mücadelenin etkin bir şekilde yürütüldüğünü iddia etse de Yalova’da çıkan çatışma sonuçları kolluk kuvvetlerinin IŞİD’le mücadelede yetersiz kaldığını göstermektedir. Bu sebeple, TBMM’de bütün siyasi partilerin dahil olacağı bir komisyonun IŞİD’in Türkiye’de yapılanmasına ve saldırılarına kapı aralayan zafiyetlerin araştırılması amacıyla Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 104’üncü ve 105’inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ve teklif ederiz.
GEREKÇE
29 Aralık sabahı Yalova’nın Elmalık köyünde yılbaşı öncesi saldırı hazırlığında olduğu belirtilen IŞİD’lilere yönelik operasyonda çıkan çatışmada 3 polis hayatını kaybetmiş, 8 polis ve 1 bekçi yaralanmıştır. Çatışmada Türkiye vatandaşı 6 IŞİD’li öldürülmüştür.
Gazeteci Hale Gönültaş’ın haberine göre, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, IŞİD’li Zafer Umutlu ve Haşem Sordabak, 10 Ekim 2024’te tutuklanarak Kocaeli 1 No’lu F Tipi Cezaevi’ne gönderilmiştir. Ancak "terör örgütü üyeliği" ve "öldürmeye teşebbüs" gibi ağır suçlamalarla yargılanan şahıslar, sadece yedi ay tutuklu kaldıktan sonra 18 Nisan 2025’te tahliye edilmiştir. Tahliye olduktan yaklaşık dokuz ay sonra IŞİD'liler emniyet birimleriyle girdikleri çatışmada öldürülmüştür.
“IŞİD Horasan yapılanması” iddianamesinde Orta Asya’dan gelen militanların IŞİD’in Horasan koluna gitmeden önce birçoğunun Yalova’da bulunan kiralık evlerde kaldıkları basına yansımış, Yalova’da sadece Orta Asya kökenli militanlar değil, cihat çağrıları yapan ‘Ahlak ve Sünnet Dergisi’ etrafında örgütlenen çok ciddi bir IŞİD yapılanması olduğu defalarca duyurulmuştur. Yine basında yer alan haberlere göre geçen yıl hazırlanan bir iddianamede, Yalova Tersanesinde çalışan işçilerin bu derginin faaliyetlerine katıldığı, 4 işçinin Pakistan üzerinden Horasan’a gittiği aktarılmıştır.
Söz konusu operasyonla tekrar gündeme gelen bilgiler arasında, IŞİD’in Türkiye sorumlusu olduğu iddia edilen Kasım Güler’in yakalanarak Türkiye’ye getirildikten sonra verdiği ifadeler dikkat çekmektedir. Mevzubahis şahıs Türkiye’de gömülü silahlar olduğunu belirtmiş, “IŞİD Horasan militanları da Türkiye’de silahlarını ve pasaportlarını gömüyorlar. Toprak altında ciddi bir silah var” beyanında buluşmuştur.
28 Ocak 2024’te İstanbul Sarıyer’de bulunan Santa Maria Kilisesi’ne IŞİD tarafından yapılan saldırı sonrasında DEM Parti olarak IŞİD’in “Horasan Grubu” nun yeniden canlandığına dair kapsamlı bir araştırma önergesi vererek “IŞİD’in Türkiye’yi önemli bir üs olarak kullandığı belgelerle ortaya çıkmıştır. Özellikle örgüte eleman temin etmek için Türkiye’de başta İstanbul olmak üzere çok sayıda kentte faaliyet yürüten Horasan grubu, Türkiye vatandaşları dahil olmak üzere Kazak, Kırgız, Özbek ve Tacik gibi Orta Asya ülkeleri vatandaşlarını da Türkiye’de örgütlediği, askeri eğitim verdiği ve sonrasında Afganistan’a savaşa gönderildiği ortaya çıkmıştır. Horasan Grubu adına faaliyet yürüten IŞİD üyelerinin daha önce Türkiye’den sınır dışı edildiği fakat sahte pasaportlarla yeniden faaliyet yürütmek için Türkiye’ye geldiği ortaya çıkmıştır. Basına ve ilgili savcılığın iddianamesine yansıyan bilgiler, Türkiye’nin IŞİD’le mücadelesinde ciddi bir zafiyet yaşandığını açık bir şekilde göstermektedir. IŞİD’in Horasan Grubu olarak bilinen yapının Türkiye’yi üs olarak kullanması ileride başta Türkiye halkları olmak üzere bütün dünyaya tehdit olmaya devam edeceğini ciddi bir şekilde göstermektedir.” ifadelerine yer vermiştik. Ancak DEM Parti ve diğer muhalefet partileri tarafından dikkat çekilen IŞİD faaliyetlerinin devam ettiği, örgütün tam anlamıyla “yok olmadığı” dünya çapındaki militan sayısının 4000 civarında olduğu iddialarına güvenlik güçleri yeterince ciddiyetle yaklaşmamıştır.
IŞİD, Suriye ve Irak’tan sonra en çok Türkiye halklarına zarar vermiş bir örgüttür. 5 Haziran’da Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Diyarbakır Mitingine yapılan saldırı, 20 Temmuz Suruç Katliamı, 10 Ekim 2015 Ankara Gar Katliamı, Ağustos 2016’da Gaziantep’te Kürtlerin düğününe yönelik bombalı saldırı Türkiye halklarının hafızasında hala diri olan IŞİD’in kanlı saldırılarından sadece birkaç tanesidir. Fakat bu saldırılara rağmen, Türkiye’de IŞİD üyelerinin çok rahat bir şekilde faaliyet yürüttüğü, eylem yaptığı da Yalova’da çıkan sonuçlarla teyit edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti yetkilileri her ne kadar IŞİD’e karşı etkin bir şekilde mücadele ettiğini söylese de 2015 yılından günümüze IŞİD’in Türkiye’de planlı olarak yaptığı saldırılar bunun aksini göstermektedir. TBMM üyeleri tarafından kurulacak bir komisyonla IŞİD’e karşı mücadelede yaşanan zafiyetleri, eksiklikleri ve boşlukları tespit etmek olası saldırıların önüne geçecektir.
6 Ocak 2026
