Eğitim Politikaları Komisyonumuzun açıklaması:
2026-2027 eğitim-öğretim yılı başlıyor. Milyonlarca öğrenci yeniden okullara dönerken, Türkiye eğitimde derinleşen eşitsizliklerle yeni döneme giriyor. Bir yanda özel okullar, kurslar ve özel derslerle eğitim olanakları genişleyenler; diğer yanda beslenme, kırtasiye, ulaşım ve barınma giderleri nedeniyle eğitim hakkına erişmekte zorlanan öğrenciler var.
Eğitim bir ayrıcalık değil, temel bir haktır. Bu nedenle de piyasaya bırakılamaz. Nitelikli ve ücretsiz kamusal eğitim sağlanmalı; okul yemeği, ulaşım, kırtasiye ve temel eğitim ihtiyaçları kamusal olarak karşılanmalı, kaynaklar eşit ve adil biçimde dağıtılmalıdır.
Türkiye toplumsal, kültürel, dilsel ve inançsal açıdan çoğulcu bir ülkedir. Buna karşın eğitim sistemi merkezi, tek tip ve hiyerarşik bir anlayışla yürütülmektedir. Eğitim sorgulayan, düşünen, üreten ve demokratik yaşama katılan bireylerin gelişimini esas almalıdır. Öğretmen-öğrenci ilişkisi itaat ve hiyerarşiye değil, karşılıklı öğrenmeye, dayanışmaya ve özgürleşmeye dayanmalıdır.
Eğitim, devletin tanımladığı “makbul yurttaş” anlayışını yeniden üretmenin aracı olmamalıdır. Okullarda barış, demokrasi, eşit yurttaşlık ve birlikte yaşam değerleri anlatılmalı, geliştirilmelidir. Barış ezberletilmez; düşünülür, tartışılır ve birlikte kurulur.
Anadilinde eğitim demokratik bir haktır. Kürtçe ve diğer dillerin eğitim alanında kullanılmasının önündeki engeller kaldırılmalı; farklı kimliklerin, kültürlerin ve inançların eşit biçimde var olabildiği çoğulcu bir eğitim sistemi kurulmalıdır.
Öğretmenlerin güvenceli istihdamı, insanca yaşam koşulları, sendikal hakları, mesleki özerklikleri ve sürekli gelişimleri güvence altına alınmalıdır. Öğretmenler yalnızca uygulayıcı değil, eğitim politikalarının öznesi olmalıdır. Eğitimin demokratikleşmesi için yerel yönetimlerin, öğretmenlerin, öğrencilerin, velilerin, sendikaların, üniversitelerin ve eğitim bileşenlerinin karar süreçlerine katılımı güçlendirilmelidir. Yerel yönetimler; okul öncesi eğitim, beslenme, ulaşım, kültür, sanat ve erişilebilirlik alanlarında kamusal sorumluluğun demokratik ortağı olmalıdır.
Engelli öğrencilerin eğitim hakkı da gerçek anlamda güvence altına alınmalıdır. Erişilebilirlik yalnızca okula girebilmekten ibaret değildir. Fiziksel ve dijital erişim, ulaşım, işaret dili, Braille ve alternatif iletişim olanaklarını kapsamalıdır. Özel eğitim için bütçe, personel ve destek mekanizmaları güçlendirilmelidir.
Eğitim yalnızca sınav başarısı değildir. Öğrencilerin bilgiye ulaşabildiği, sorgulayabildiği, eleştirebildiği ve üretebildiği; insan hakları, eşitlik, özgürlük, laiklik, bilim ve çoğulculuk temelinde şekillenen bir eğitim sistemi kurulmalıdır.
Eğitim yalnızca bir politika alanı değil, demokratik toplumun kurucu alanlarından biridir.
İhtiyacımız, demokratik yurttaşlıktır.
İhtiyacımız, tek tip eğitim değil, eşit haklara dayalı çoğulcu eğitimdir.
İhtiyacımız, hiyerarşi ve itaat değil, özgürleşen eğitim ilişkileridir.
İhtiyacımız, piyasa eğitimi değil kamusal eğitimdir.
İhtiyacımız, ayrımcılık değil eşit yurttaşlıktır.
DEM Parti olarak; eşit, özgür, demokratik, çoğulcu ve kamusal bir eğitim için eğitim emekçileri, öğrenciler, veliler, sendikalar, demokratik kurumlar ve tüm toplumla birlikte ortak mücadeleyi sürdüreceğiz.
DEM Parti Eğitim Politikaları Komisyonu
12 Eylül 2026
