Çocuk Komisyonumuz ve Eğitim Politikaları Komisyonumuzun açıklaması:
Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir lisede yaşanan silahlı saldırı nedeniyle derin bir üzüntü içerisindeyiz. Yaralanan çocuklar ve aileleri başta olmak üzere; çocuklara, ebeveynlere, eğitim emekçilerine ve tüm topluma geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Olay tüm boyutlarıyla ivedi ve şeffaf bir şekilde aydınlatılmalı; ihmali olan tüm kişi ve kurumlar hakkında etkin adli ve idari süreç işletilmelidir.
Yakın zamanda Maraş ve Urfa’da okullarda yaşanan şiddet vakalarına bir yenisinin Manisa’da eklenmesi, şiddet kültürünün toplumun herhangi bir alanında başlayıp orada kalmadığını, farklı biçimlere bürünerek yaşamın her zerresine ve hatta okullara kadar taşındığını göstermektedir. Açıktır ki yetişkinler dünyasında her gün yeniden üretilen şiddet ve çatışma kültürü, ana akım medya eliyle sıradanlaştırılan şiddet temsilleri, ekonomik kriz başta olmak üzere derinleşen yapısal krizler, cinsiyetçilik ve toplumsal yaşamı kuşatan tüm eşitsizlikler çocukların yaşam alanlarına da yansımaktadır. Bu nedenle sorunun kaynağına değil yalnızca görünür sonuçlarına müdahale eden, her olayın ardından günübirlik tedbirler ve güvenlikçi refleksler üreten yaklaşımlar bu şiddetin kendisini ortadan kaldırmadığı gibi, onu yeniden üreten zemini de görünmez kılmaktadır.
Bizler açısından asıl mesele, şiddeti üreten ilişkilerle yüzleşmek, çatışma kültürünün yerine barış kültürünü koymak ve bunu tüm kurumsal ve toplumsal alanlarda kalıcılaştırmaktır. Okullar itaatin, korkunun ve şiddetin yeniden üretildiği değil; farklılıkların bir arada yaşamayı öğrendiği, çatışmaların şiddetle değil diyalogla çözüldüğü, çocukların söz ve karar sahibi olduğu demokratik yaşam alanları olmalıdır. Okullarda çocukların kendilerini ifade edebileceği ve sorunlarını demokratik yollarla çözebileceği Çocuk Meclisleri ve Akran Arabuluculuğu mekanizmaları kurulmalıdır. Her okula yeterli sayıda kadrolu psikolojik danışman, psikolog, sosyal hizmet uzmanı ve sağlık personeli atanmalıdır.
Yetkili tüm kurumlara, ilgili her kişiye ve sorumlu tüm toplumsal odaklara düşen görev, şiddeti büyütecek güvenlikçi refleksleri çoğaltmak değil; barışın, dayanışmanın ve birlikte yaşam kültürünün toplumsal yaşamın her alanında kökleşmesi için sorumluluk almaktır. Bu sorumluluğun ilk gereği de eğitim politikalarını her geçen gün tekçi, cinsiyetçi ve antidemokratik bir boyuta sürükleyen ve bu şiddetin önüne geçmeyen Milli Eğitim Bakanı ile diğer sorumluların hesap vermesidir.
DEM Parti olarak, çocukların yaşam alanlarını kuşatan şiddet kültürüne karşı barışın, birlikte yaşamın ve demokratik toplumun inşasında ısrarcı olmaya devam edeceğiz.
DEM Parti Çocuk Komisyonu
DEM Parti Eğitim Politikaları Komisyonu
23 Eylül 2026
