Otistiklere yönelik şiddet münferit değil, sağlamcı sistemin sonucudur

Engelliler Komisyonumuzun açıklaması:

Türkiye'de engelli bireylere yönelik şiddet çoğu zaman görünmez kılınmakta, cezasız bırakılmakta ya da "kurum içi mesele" denilerek üzeri örtülmektedir. Oysa eğitim ve rehabilitasyon merkezleri, engelli çocukların en güvenli olması gereken yerlerdir.

Türkiye’de yaşayan 10 milyon engelli ve ailelerine yönelik sağlamcılık saldırıları çoğunlukla kamuoyuna yansımamaktadır. Faillerin çoğunlukla yaptırımsız kaldığı, gerekli soruşturmaların yapılmadığı engellilere yönelik şiddet ve saldırı vakaları ancak vahim işkence, taciz-tecavüz ve ölümlü vaka durumlarında kamuoyuna yansıyabilmektedir.

Elazığ'da bir rehabilitasyon merkezinde eğitim gören otistik bir çocuğun şiddete maruz kaldığına ilişkin kamuoyuna yansıyan görüntüler bir kere daha rehabilitasyon merkezlerindeki kadro ve alt yapı yetersizliklerini açığa çıkarmıştır. Otistiklere yönelik eğitim adı altında dayatılan dönüştürme, sınırlandırma, terbiye etme pratiklerinin çok önemli bir bölümü ağır fiziki ve söylemsel şiddet içermektedir. Otistik var oluşu kabul etmeden neredeyse her otistik bireye aynı şekilde dayatılan bu “eğitim ve rahabilitasyonun” bizzat kendisi bir sorun ve şiddet kaynağıdır.

Otistiklere yönelik bir çok ülkede uygulanmaya başlanan alternatif ve destekleyici iletişim sistemlerini içeren eğitim modellerine geçirilmeli ve otistik varoluş tanınmalıdır. Normaleştirme girişimi bir tür asimilasyondur. Buna karşı otistik varoluşu kabul edip ona göre eğitim ve rehabilitasyon imkanları geliştirilmelidir. Türkiye’de engellilere yönelik rehabilitasyon, özel eğitim ve kaynaştırma gibi adlar altında sunulan hizmetlerin çoğunluğu kağıt üzerinde kalmaktadır. Konu ile ilgili bütçe, altyapı, kadro ve denetim/yaptırım eksikliği mevcuttur.

Elazığ’daki olayla ilgili başlatılan adli ve idari soruşturmanın etkin, şeffaf ve tüm sorumluları kapsayacak şekilde yürütülmesi zorunludur. Valiliğin ilgili açıklaması konunun sorumlularını tespit etmekten öte failleri aklayan ve bahanelere sığınan bir açıklamadır.

Önceki bir çok vakadan biliyoruz ki bu olay tek başına bir "şiddet vakası" değil; otistikleri  hak sahibi bireyler olarak değil, denetlenmesi gereken nesneler olarak gören sağlamcı sistemin ürettiği yapısal bir sorundur. Bu nedenle yalnızca olası fail ya da failler değil; gerekli denetimleri yapmayan, ihlalleri önlemeyen ve çocukları koruyamayan tüm sorumlular hakkında da işlem yapılmalıdır.

DEM Parti Engelliler Komisyonu olarak bir kez daha hatırlatıyoruz:

Şiddetin nedeni engellilik değil, sağlamcılıktır. Valiliğin diğer bir engelli çocuğu suçlayan açıklaması sorumluluktan kaçma girişimidir. Engelli çocukların yaşam hakkını, güvenliğini ve onurunu koruyacak hak temelli politikalar oluşturulmadıkça benzer vakalar yaşanmaya devam edecektir. Bu olayın takipçisi olacağız. Hiçbir engelli çocuğun şiddete maruz bırakılmadığı, hiçbir ihlalin cezasız kalmadığı bir yaşam için mücadelemizi sürdüreceğiz.

Hatice Betül Çelebi

Engelliler Komisyonu Eş Sözcüsü

14 Temmuz 2026