Kadın Meclisi Sözcümüz Halide Türkoğlu tarafından verilen araştırma önergesi:
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Suriye geçici hükümetine bağlı gruplar tarafından Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılara karşı Rojava halkıyla dayanışma amacıyla Almanya’dan Mardin’e gelen ve gözaltına alındıktan sonra işkence ve kötü muameleye maruz kalan 16 enternasyonalist genç arasında yer alan Paula Maier’in gözaltı süresi boyunca tutulduğu merkezde yaşadığı tecavüz dahil işkence ve şiddet beyanlarının tüm boyutlarıyla araştırılması, söz konusu merkezlerde yaşanan hak ihlallerinin açığa çıkarılması ve gerekli cezai yaptırımların uygulanması için geliştirilecek politikaların belirlenmesi amacıyla Anayasa’nın 98’inci İçtüzüğün 104’üncü ve 105’inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.
GEREKÇE
Geri Gönderme Merkezlerinde kalan kadınların yaşadığı hak ihlallerine ilişkin haberler kamuoyuna sıkça yansımaktadır. Özellikle göçmen ve mülteci kadınlara yönelik cinsel şiddet, kötü muamele, taciz ve ayrımcı uygulamalar, bu merkezlerde kadınların güvenliği ve temel haklarının korunması konusunda ciddi kaygılar yaratmaktadır.
Nitekim enternasyonel Alman Aktivist Paula Maier’in bu merkezlerden birinde yaşadığı şiddeti kamuoyuna aktarması da bu kaygıların gerçekliğini bir kez daha ortaya koymaktadır.
Suriye geçici hükümetine bağlı gruplar tarafından Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılara karşı Rojava halkıyla, kadınlarla dayanışma amacıyla Almanya’dan Mardin’e gelen 16 enternasyonalist genç, 28 Ocak 2026 tarihinde gözaltına alınmış ve haklarında sınır dışı edilme kararı verilmiştir.
Gençler 29 Ocak’ta karayoluyla Mardin’den İstanbul’a götürülmüş, İstanbul Havalimanı’nda Almanya’ya gönderilmek üzere bindirildikleri uçaktan zorla indirilerek havalimanı karakoluna götürülmüştür.
Söz konusu 16 kişi arasında bulunan Alman aktivist Paula Maier, 13 Ağustos tarihinde kamuoyuna yapmış olduğu açıklamada geri gönderme merkezinde tutulduğu süreçte tek kişilik hücrede kaldığını tecavüz dahil olmak üzere cinsel, psikolojik, fiziksel şiddete maruz kaldığını belirtmiştir. Maier gözaltına alınma sürecinde yaşadıklarını aşağıdaki cümlelerle kamuoyuna duyurmuştur.
“Ne gözlerimizi kapatmamıza ne uyumamıza ne de yaslanmamıza ya da oturmamıza izin verildi. Bize tekme attılar, hakaret ettiler ve tükürdüler. Örgülü saçlarımız polislerin bacak aralarına sürtüldü ya da koparıldı. İstismara uğramış savaşçıların videolarını izlemeye zorlandık. Son günlere ait kendi videolarımız da gösterildi ve videolardaki kişilerin bir daha asla Türk hapishanesinden çıkamayacakları söylendi. Tek kişilik hücrede kaldığım süre boyunca bir Türk memur tarafından tecavüze maruz bırakıldım.”
Dünya kamuoyuna yansıyan bu beyanlar bir kez daha Türkiye’de geri gönderme merkezleri ve aynı görevleri yapan kurumlarda kadınların yaşadığı hak ihlallerinin derinleşerek arttığı gerçeğini ortaya koymaktadır. Bu ihlallerin son bulması söz konusu merkezlerde benzeri ihlallerin bir daha yaşanmaması için etkin politikaların hayata geçirilmesi elzem bir durum taşımaktadır.
Paula Maier’in gözaltı süresi boyunca tutulduğu merkezde yaşadığı tecavüz dahil işkence ve şiddet beyanlarının tüm boyutlarıyla araştırılması, söz konusu merkezlerde yaşanan hak ihlallerinin açığa çıkarılması ve gerekli cezai yaptırımların uygulanması için geliştirilecek politikaların belirlenmesi amacıyla Anayasa’nın 98’inci İçtüzüğün 104’üncü ve 105’inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.
17 Ağustos 2026
