Soma Katliamını da sorumlularını da unutmadık!

Emek Komisyonumuzun açıklaması:

12 yıl önce Türkiye tarihinin en acı günlerinden birini yaşadığımız Soma Maden Katliamında 301 madenci canımız, sömürü düzeninin kâr hırsı uğruna hayatını kaybetti. Soma; taşeronlaştırmanın, güvencesiz çalıştırmanın, denetimsizliğin ve emek düşmanı politikaların en acı sonuçlarından biri olarak hafızalarımıza kazınmıştır. Bugün Soma’yı anmak yalnızca kaybettiklerimizi hatırlamak değil, aynı zamanda bu düzenin değiştirilmesi için mücadeleyi büyütmektir.

Türkiye’de yıllardır süren sermaye yanlısı politikalar, emeği değersizleştirmiş; işçileri düşük ücret, ağır çalışma koşulları ve iş cinayetleri arasında yaşamaya mahkûm etmiştir. Madenlerde, fabrikalarda, şantiyelerde yaşanan her iş cinayeti, insan yaşamının önüne kârı koyan anlayışın sonucudur. Güvencesiz, ağır, kısacası insan onuruna yaraşmayan çalışma koşulları nedeniyle her yıl binlerce işçi, iş cinayetlerinde hayatını kaybediyor ya da bedenlerinden bir parçayı sömürü çarkına bırakıyor.

Aradan geçen 12 yılda Soma’da hayatını kaybeden 301 emekçinin hesabı tam anlamıyla sorulmamış; gerçek sorumlular korunmuş, adalet duygusu derinden yara almıştır. Sorumluların büyük bir kısmı dokunulmazlık zırhının arkasında yargılanmamış, yargılananlar göstermelik cezalarla korunmuş, bazı sanıklar ise beraat kararıyla ödüllendirilmiştir.

Ama hiçbir baskı düzeni örgütlü direnişten daha güçlü değildir. Bunun en yakın örneğini, Soma’da hayatını kaybeden işçilerin yoldaşları olan Doruk Maden işçilerinin direnişinde gördük. Hakları gasp edilen, sefalet ücretine ve kölelik koşullarına mahkûm edilmek istenen işçiler boyun eğmemiş, dayanışmayı büyütmüş ve mücadele ederek kazanım elde etmiştir. Doruk Maden direnişi yalnızca bir ücret mücadelesi değil, sermaye düzenine karşı emeğin onurunu savunma mücadelesi olmuştur. Bu direniş, Türkiye işçi sınıfına açık bir gerçeği yeniden göstermiştir: Kurtuluş, patronların insafında değil örgütlü mücadelededir.

DEM Parti olarak emeğin, adaletin ve halkların ortak yaşam mücadelesinin yanında olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz. İş cinayetleri kader değildir. Güvenceli çalışma, insanca ücret, sendikal hakların önündeki engellerin kaldırılması, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin eksiksiz uygulanması için mücadelemizi sürdüreceğiz. Çünkü emeğin sömürülmediği, doğanın talan edilmediği, halkların eşit ve özgür yaşadığı demokratik bir ülke mümkündür.

Soma’yı unutmadık, unutturmayacağız. 301 madenciyi bir kez daha saygı ve özlemle anıyoruz.

DEM Parti Emek Komisyonu
13 Mayıs 2026