Suriyede halklara ve inançlara yönelik saldırıları şiddetle kınıyoruz!

Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu,
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Türkiye Alevi Federasyonu, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonunun ortak açıklaması:

Halklara karşı işlenen suçlar karşısında tarafsız kalmak, zalimi güçlendirmekten başka bir anlam taşımaz. Bugün Suriye'de yaşananlar, artık bir iç savaş ya da bölgesel güç mücadelesi olarak tanımlanamaz.

Yaşananlar; başta Kürt halkı olmak üzere Alevilere, Hristiyanlara, Dürzilere, Arap demokratik güçlerine ve tüm farklı inanç ve kimliklere yönelmiş sistematik bir yok etme ve sindirme politikasıdır.

Son dönemde, Suriye'nin kuzey ve batı bölgelerinde, HTŞ ve IŞİD artığı selefi-cihatçı yapıların sivillere yönelik saldırıları ciddi biçimde artmıştır. Bu saldırılar yalnızca askeri hedeflere değil; doğrudan yerleşim alanlarına, kadınlara, çocuklara ve inanç merkezlerine yönelmektedir. Bu gerçeklik, uluslararası hukuka göre açıkça savaş suçu ve insanlığa karşı suç kapsamındadır.

Bu noktada, Türkiye Cumhuriyeti devletinin rolü ve sorumluluğu görmezden gelinemez.
Türkiye, yıllardır Suriye'deki cihatçı gruplara dolaylı ya da doğrudan destek sunmuş; bu yapıların, sınır geçişlerinden lojistik imkânlarına; siyasi meşrulaştırılmasından fiili korumaya kadar, pek çok alanda önünü açmıştır. Bugün HTŞ'nin sahada güç kazanması tesadüf değil, bilinçli bir bölgesel siyasetin sonucudur.

Türkiye'nin Suriye politikasının merkezinde, halkların barış ve demokratik geleceği değil;
Kürt karşıtlığı, tekçi-ulusalcı güvenlik anlayışı ve mezhepçi hesaplar bulunmaktadır.
Kuzey ve Doğu Suriye'de inşa edilmeye çalışılan halkların eşit ve ortak yaşam modeli, tam da bu nedenle hedef alınmaktadır. Bu saldırılar yalnızca Kürt halkına değil, Suriye'nin çoğulcu geleceğine yönelmiştir.

Alevi toplumu olarak çok iyi biliyoruz ki; bugün Suriye'de yaşananlar tarihsel bir sürekliliğin parçasıdır. Lazkiye'de, Hama'da, Humus'ta yaşananlar; Dersim'den Maraş'a, Çorum'dan Sivas'a uzanan karanlık zincirin devamıdır.
Bu zihniyet; Emevi aklının, Yezitçi anlayışın ve selefi nefret ideolojisinin güncel tezahürüdür. HTŞ ve benzeri yapılar, bu coğrafyaya hiçbir zaman özgürlük getirmemiştir. Getirdikleri tek şey korku, ölüm, kadın düşmanlığı ve inanç kırımı olmuştur. Bu yapılara karşı susmak, yalnızca "dilsiz şeytan" olmak değil, suça ortak olmaktır.

Buradan açık ve net bir çağrıda bulunuyoruz: Türkiye başta olmak üzere, bu yapılara; siyasi, askeri ve diplomatik destek sunan tüm devletler bu suçların doğrudan sorumlusudur. Bugün beslenen bu yapıların silahları, yarın tüm bölge halklarına ve destekçilerine dönecektir. Uluslararası kamuoyu derhal harekete geçmelidir. HTŞ ve IŞİD türevi tüm yapılar, sadece terör örgütü olarak değil, aynı zamanda savaş suçlusu olarak tanımlanmalı; liderleri ve destekçileri uluslararası mahkemelerde yargılanmalıdır.

Biz Alevi-Bektaşi kurumları olarak ilan ediyoruz:

Kerbela'da Yezit bizim için neyse, bugün Suriye'de halklara saldıran bu cihatçı yapılar da odur. Suriye'de Aleviler, Kürtler, Araplar, Dürziler, Hristiyanlar ve tüm halklar; demokratik, laik, eşit ve özgür bir Suriye'yi inşa edene kadar yalnız değildir. Bu topraklarda, 72 milletin, farklı inançların ve kimliklerin bir arada onurla yaşayabileceği bir gelecek mümkündür. Bu gelecek, katillerle uzlaşarak değil; adaletle, yüzleşmeyle ve halkların ortak iradesiyle kurulacaktır.

ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU
AVRUPA ALEVİ BİRLİKLERİ KONFEDERASYONU
HACI BEKTAŞ VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI
TÜRKİYE ALEVİ FEDERASYONU
ALEVİ KÜLTÜR DERNEKLERİ
PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ
AVUSTRALYA ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU

21 Ocak 2026