Türkoğlu: Katliamların hesabını sormak için adalet aramak zorundayız

Kadın Meclisi Sözcümüz Halide Türkoğlu, HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş, milletvekillerimiz Kezban Konukçu ve Ömer Faruk Gergerlioğlu ile kadın meclisimiz, Dilovası işçi katliamının birinci yılında gerçekleştirilen yürüyüş ve anma programına katıldı. 

Dilovası Kent Meydanı’ndan Ravive Kozmetik fabrikası önüne yapılan yürüyüş sonrası açıklama yapan Türkoğlu, şunları söyledi:

Katliamların hesabını sormak için adalet aramak zorundayız

Değerli ailelerimiz, konuşmama 7 canımızı saygı ve minnetle anarak başlamak istiyorum. Ailelerimiz hem duruşmayı hem de mücadele sürecini çok iyi ifade etti. Siyasetin en krizli hali bu sorunlara çözüm bulamama halidir. Bu ülkede adalet sorunu yıllarca mücadele gerektiren, her mücadele ile birlikte adalet arayanların yan yana geldiği, kendi duyguları ve dayanışmasıyla gündemden düşürmediğimiz bir adalet mücadelesinden bahsediyorum. Bugün burada ismini sayamayacağım o kadar çok ailelerimiz var ki, biz bugün burada sadece 7 aile değiliz. Bu ülkenin birçok yerinde milyonlarca insan adalet arayışında. Milyonlarca kadın adalet arayışında. Milyonlarca işçi adalet arayışında. Çünkü bu sistem öyle bir savaş sistemi ki, işçiye, kadına, gence yönelik bir savaş var. Her gün işçi katliamı, her gün kadın katliamı, hergün çocuk katliamı yaşanıyor. Ve bu katliamların hesabını sormak için bizler durmadan adalet aramak zorundayız. Çünkü adalet birilerinin tekelinde kalmış. Adalet birilerinin elinde. Ve bizi bir şekilde mücadelemizi parçalayarak adalet arayışından vazgeçirmeye çalışıyor.

7 canımızın hesabını soracağız

Ama bizler Türkiye halkları, kadınlar, işçiler, emekçiler, bu sömürü düzenine başkaldıranlar, ölümlerin hesabını soranlar, geleceğe bir söz vermek istiyoruz. Bundan böyle bu katliamlar son bulsun. İşçi katliamları son bulsun. Kadın katliamları son bulsun. Çocuk katliamları son bulsun. İşte bu yüzden adalet bizim için çok kıymetli. İşte bu yüzden burada olmak, bu mücadeleyi birlikte büyütmek bizim için çok önemli. Çünkü bu bizim hem yitirdiklerimize bir söz ama aynı zamanda geleceğe bir sözdür. İşte bu yüzden bu mücadeleyi büyütmek zorundayız. Bu sistemin çarkını bir şekilde durdurmak zorundayız. Evet bu sistemin çarkı sermayenin elinde, devletin elinde, siyasetin elinde. İşte sömürü düzeni böyle oluşuyor. Neden biz bunlara maruz kalıyoruz? Biz kadınlar neden emek sömürüsüne maruz kalıp bir lokma ekmek için yanıyoruz? Çocuklar neden katlediliyor bu ülkede? İşte bu sömürü düzeninden kaynaklı. Evet, arkadaşlarımız da belirtti, ailelerimiz de belirtti. Bunun hesabını sormak bu sömürü çarkının böyle devam etmemesi gerektiğini ortaya koymaktır. Bu yüzden hep birlikte mücadeleyi büyütme sözünü DEM Parti olarak yeniliyorum. Tekrardan 7 canımızı saygı ve minnetle anıyorum. 

8 Kasım 2026